Aristo Blog
Rockwell Automation İtrak’i Tanıttı
22 bin çalışanı ile dünyada, 80’den fazla ülkede faaliyetlerini sürdürmekte olan endüstriyel otomasyon sistemlerinin lider şirketi Rockwell Automation, 26 Mayıs Salı günü gerçekleştirdiği basın lansmanı ile modüler bir tasarım ve esnek konfigürasyonlu bir lineer taşıma sistemi olan iTRAK’i tanıttı.

Endüstriyel otomasyon, kontrol ve yazılım konularında geniş ürün ve hizmet yelpazesine sahip olan Rockwell Automation otomasyon sektörüne getirdiği yeniliklere bir yenisini daha ekledi. Rockwell Automation, modüler bir tasarım ve esnek konfigürasyonlu bir lineer taşıma sistemi olan iTRAK’i 26 Mayıs Salı günü basın lansmanı ile tanıttı. Rockwell Automation Türkiye Genel Müdürü Cenk Ceylan ve Satış Teknik Destek Müdürü Engin Eren ve OEM Teknik Danışmanı Ali Kuleli’nin ev sahipliği yaptığı lansmanda iTRAK teknolojisi ve sağladığı avantajları anlatıldı.
Kapadokya Üçüncü Milenyuma İlham Verdi
Ünlü tasarımcı Rachel Armstrong, Yapı-Endüstri Merkezi’nde (YEM) “Griyi Yeşille Buluşturmak” etkinliğinde binalar ve doğa için sürdürülebilir çözümleri anlattı. Geberit’in davetlisi olarak İstanbul’a gelen Armstrong, 2100 yılında yıldızlararası uzay yolculuğunu hedefleyen ve Kapadokya’dan ilham alarak planladığı “Persephone” projesiyle kendiliğinden oluşan kent önerilerini paylaştı. 

Sıhhi tesisat sektörünün lideri Geberit, tasarımcılara ve mimarlara ilham veren önemli isimleri İstanbul’da ağırlamaya devam ediyor. Bu yıl 3.sü Yapı-Endüstri Merkezi (YEM)’de gerçekleşen “Griyi Yeşille Buluşturmak: Ekolojik Çağda Mimarlık için Yeni Gelecekler” konferansı bu yıl da mimarları, tasarımcıları, üniversitelerin mimarlık bölümlerinden akademisyen ve öğrencileri bir araya getirdi. Bu yılın ünlü konuğu, çevre ve su kaynaklarının tükenmesine karşılık yenilikçi çözümleri mimarlık, kimya ve teknolojiyi buluşturarak sunan ünlü tasarımcı Rachel Armstrong’du. “‘Ekolojik Çağda Mimarlık için Yeni Gelecekler” konulu etkinlikte Armstrong, binalar ve doğa için sürdürülebilir çözümleri anlattı. Mimarlığın ancak doğayla bağlantılı ve izole edilmemiş olduğu zaman gerçekten sürdürülebilir olabileceğini söyleyen ünlü tasarımcı Rachel Armstrong sözlerine şöyle devam etti; “Yaşamımız için en büyük tehdit durağan olmayan bir dünyada değişime karşı verilen direnç. Mimarlık ancak doğayla izole edilmediğinde sürdürülebilir. Günümüz söylemlerinin bir parçası olan tüm tükenme senaryolarından ziyade, süregelen varlığımıza dair yeni gelecekler tasarlayabilmek heyecan verici. Bu tasarımların bir değişim çağının habercisi olduğuna dikkat çekmek istiyorum. Çünkü tasarımlar mimarlığın zorlayıcı ve endişelendirici olmasının yanı sıra en yeni ve radikal biçimlerde içine çekildiğimiz büyük değişikliklerle baş etme imkânı sağlayan yeni malzeme, teknoloji ve metotlar bileşkesinde entegre tasarım stratejileriyle farklılaşma fırsatı yaratıyor.” 

Future Venice
Deneysel projesi Future Venice’de mimarlık ve sentetik biyoloji disiplinlerini harmanlayan Rachel, topraktan üretilen yeni bir malzemeyi ekolojik ortama uyarlıyor. Başka türlü yaşam biçimlerini çevresel bir yaklaşımla sorgularken bu deneyselliğin 3. Milenyumun özelliği olduğunu belirten Armstrong, genç mimarlar için yeni malzeme, teknoloji ve katmanların kullanılmasının heyecan verici olduğunu söylüyor. 

“Persephone” projesinin parçası olarak topraktan nasıl bir kent oluşturulabileceğini anlatan “Black Sky Thinking” grubunun başında bulunan Rachel Armstrong, yaşayan kentler tasarlarken ilhamını da Türkiye’den aldığını sözlerine ekledi. Armstrong, “Persephone” projesini anlatırken sözlerine şöyle devam etti; “Bu bir dünya gemisi. Yerel insanları ve seyahatleri boyunca ihtiyaç duydukları iç mekanı içermekte. Aşağıdan yukarıya doğru büyüyen topraktan oluşan bir şehir insan ırkını kurtarabilir. O nedenle, topraktan strüktürler oluşturuyor olacağız. Ben bunları bazı açılardan Kapadokya’daki mağaralar gibi düşünüyorum.” 

“Yeni gelecek için doğanın gücünü düşürmeden yaşamamız gerekiyor”
Küresel iklim değişikliğinde doğal ve sosyal çevreler ile insan bilimleri arasındaki işbirliğini mimarlık, akıllı kimya ve biyoteknolojinin sunduklarını kullanarak geliştiren Rachel Armstrong, yeniliği sürdürebilmek için yeni düşünme yöntemlerine inanmanın, daha iyi bir gelecek oluşturmak ve bize imkânsız gibi görünen sorunların üstesinden gelmek için teknolojik üretimin önemini savundu.

Yeni gelecekler için doğanın gücünü düşürmeden yaşamamız gerektiğinin altını çizen Rachel Armstrong, günümüzde farkında olmadan dünyanın yaşanabilir kılınmasının tersi yönünde bir sistem kurulduğunu belirtti. Bu olumsuz koşulları, kentlerimizi, toprak sentezinin alanları olarak kabul ederek, dünyanın gereksinim duyduğu verimliliğe yeniden yatırım yapmamızın mümkün olduğunu da vurguladı. Armstrong, kentlerimizi küresel tüketimin alanları olmaktan, yaşamsal faaliyetlerin merkezi olmaya dönüştürebileceğimiz konusunda da çözüm önerileri sundu.

21. yüzyıl mimarlarının rolünün masaya yatırıldığı etkinlikte, mimarlığa sunulan fırsatlar ve mimarlıkta yeni gelecekler de tartışıldı. 

Sentetik biyoloji ve akıllı kimya gibi gelişmiş yeni teknolojileri kullanarak binalar ve doğal çevre için sürdürülebilir çözümler tasarlayan Armstrong, Technology Entertainment Design (TED) platformunun da önemli konuşmacılarından.
Eczacıbaşı’ndan Yeni Yatırım
Uni markasını bünyesinde bulunduran Eczacıbaşı Hijyen Ürünleri, yeni üretim tesisinin temelini Gebze’de attı. Eczacıbaşı Hijyen Ürünleri, 23 milyon dolarlık yeni yatırımı ile yıllık 110 milyon olan ıslak mendil üretim kapasitesini 150 milyon adede çıkarmayı hedefliyor. Yeni üretim tesisi 2016 yılında faaliyete geçecek.

Uni markası ile kişisel bakım ve bebek bakımı alanlarında hizmet veren Eczacıbaşı Hijyen Ürünleri, yeni yatırımlarla pazardaki payını büyütmeye devam ediyor. Uni markasıyla kısa sürede pazar lideri olan Eczacıbaşı Hijyen Ürünleri, Gebze’de 22 bin 300 metrekarelik alanda kurulacak yeni yatırım için düğmeye bastı. 2016 yılında üretime başlaması planlanan üretim tesisinin temel atma töreni 22 Mayıs Cuma günü Eczacıbaşı yöneticilerinin ve Gebze Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ümit Şişmanoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirildi. 

Temel atma töreninde konuşan Eczacıbaşı Hijyen Ürünleri Genel Müdürü Coşkun Bedük, “2016 yılının başında üretime başlamasını planladığımız yeni üretim tesisimiz gelecekteki hedeflerimize ulaşmamızda önemli bir rol oynayacak. 22 bin 300 metrekare alan üzerine kurulacak olan fabrikamızın 12 bin metrekaresi hijyen grubumuzun üretimleri, hammadde-malzeme deposu ve yönetim binası olarak hizmet verecek. Lojistik depo ve ofislerimiz 10 bin 300 metrekare alanı kapsayacak.” dedi. 

"2016 ALTIN YILIMIZ OLACAK"
Uni markasının potansiyelini daha yukarılara çıkarmak istediklerini vurgulayan Bedük, ‘’Uni markasının Eczacıbaşı bünyesine katılmasından bu yana ıslak mendil kategorisinde açık ara farkla pazar lideri konumuna gelmeyi başardık. 2015 yılı içinde bebek mendili ve bebek kozmetiği kategorilerinden oluşan bebek bakım pazarında da liderliğe ulaştık. Ciromuzda yüzde 40 büyüme elde ettik. 23 milyon dolarlık yatırımla hayata geçecek olan yeni fabrikamızla birlikte de yıllık 110 milyon olan ıslak mendil üretim kapasitemizi 150 milyon adede çıkarmayı hedefliyoruz. Bu yıl portföyümüze yeni eklenen bebek çamaşır deterjanı ve yumuşatıcısı ürünlerimizle birlikte 2016’nın Uni markasının altın yılı olmasını bekliyoruz’’ diye konuştu. 

Bedük, hedeflerinin yeni üretim tesisi ile birlikte birçok alanda elde ettikleri liderliği daha da geliştirmek ve bu başarıyı diğer alanlara da yayarak devam ettirmek olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin en büyük jeotermal santrali açıldı
Avrupa’nın ikinci, Türkiye’nin en büyük jeotermal santrali, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın katılımıyla Aydın-Germencik’te açıldı. GÜRİŞ Holding’e ait Jeotermal Enerji Santrali (JES), toplam 232.3 MW üretim kapasitesiyle Türkiye’de jeotermal enerji üretiminde lider konumuna yükseldi. 

Enerji sektörünün önde gelen kuruluşlarından GÜRİŞ Holding’e ait olan ve toplam 5 üniteden oluşacak Efeler JES’in ikinci ve üçüncü ünitelerinin resmi açılışı 22 Mayıs günü yapıldı. Santrale GÜRİŞ Holding Onursal Başkanı İdris Yamantürk’ün adı verildi. Türkiye’nin jeotermal enerjide en büyük kurulu gücü olan santralin açılışına Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız katıldı. Yıldız, törende yaptığı konuşmada “Ülkemizde 2002’de 17.5 MW seviyesinde olan jeotermal kurulu gücü, Nisan sonu itibariyle 428 MW seviyesine ulaştı. Ayrıca Türkiye, jeotermal enerji kullanımını son 5 yılda 92 megavattan 400 megavatın üzerine çıkararak en fazla santral güç artışı olan ülke oldu” dedi. Bugün Türkiye’de jeotermal enerji üretiminin 2 milyon ton petrole karşılık geldiğini vurgulayan Yıldız, “Jeotermal yerine doğalgaz ithal etseydik bunun ülkemize yıllık maliyeti yaklaşık 1 milyar dolar olacaktı. Ülkemiz, Avrupa'da jeotermal rezervi açısından birinci, dünyada da ilk beşte” diye konuştu. Yıldız, GÜRİŞ’e ve Yamantürk ailesine Türkiye’ye yaptığı katkılardan dolayı teşekkür etti. 

Fukaralığı yeneceğiz
MOGAN Enerji Genel Müdürü Ali Karaduman da Efeler JES projesinde 45 kuyunun 26 ay gibi kısa bir sürede tamamlandığını belirterek “Yaklaşık 120 bin metre sondaj yaptık. Dikey ve yatay 200 kilometreye yakın boru hattı döşedik” dedi. Konuşmaların ardından GÜRİŞ Onursal Başkanı İdris Yamantürk, Bakan Yıldız’a ve Aydın Valisi Erol Ayyıldız’a plaket verdi. Daha sonra GÜRİŞ Onursal Başkanı İdris Yamantürk, GÜRİŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Müşfik Yamantürk, Bakan Taner Yıldız, Vali Erol Ayyıldız ve santralde çalışan işçiler birlikte butona basarak açılışı yaptı. Bu sırada kısa bir konuşma yapan İdris Yamantürk, “Türkiye, insanıyla birlikte güzel. Kalkınmış refaha ulaşmış insanıyla güzel. Ben de fukaralıktan geliyorum korkmayın bu fukaralığı yeneceğiz” dedi. 

825 bin konut elektrik kullanacak
“Elektrik Yüksek Mühendisi İdris Yamantürk Elektrik Üretim Merkezi” toplam 5 üniteden oluşacak. Efeler 1 ünitesi 47 MW, Efeler 2 ünitesi 22,5 MW ve Efeler 3 ünitesi 22.5 MW olmak üzere jeotermal enerji santralinin toplam üretim kapasitesi 92,4 megawatta ulaşmış oldu. Temmuz ve Ağustos aylarında devreye girecek Efeler 4 ve 5 ile de santral toplam 232,3 MW’lık enerji üretecek. Toplam 232,3 megawatt (MW) kapasitesiyle Türkiye’nin jeotermal enerji üretiminin yüzde 25’ini tek başına sağlayacak. Türkiye’nin jeotermal lideri olan santral, Avrupa’nın da ikinci büyük santrali oldu. JES, yılda 1 milyar 920 milyon KWS elektrik üreterek, 825 bin konut ve işyerinin bir yıllık elektrik ve ısınma ihtiyacını karşılayacak. 

Doğa dostu jeotermal
Tüm faaliyet alanlarında yeşili koruyarak Türkiye’ye hizmet eden GÜRİŞ Holding; güvenilir, çevre dostu ve sürdürülebilir jeotermal enerji santrallerinin kuruluş aşamasında da doğayı tahrip etmeyerek sorumlu davrandı. Birçok üretim tesisinin aksine her adımında çevreyi düşünen GÜRİŞ Holding, Elektrik Yüksek Mühendisi İdris Yamantürk Elektrik Üretim Merkezi’ni en modern teknolojiyi kullanarak kurdu ve tesis inşa edilirken hiçbir ağacın kesilmesine izin verilmedi.
Evteks Fuarı 138 Bini Aşkın Kişiyi Ağırladı
TETSİAD ve CNR Holding işbirliği ile düzenlenen dünyanın ikinci, Türkiye’nin en büyük ev tekstil fuarı “EVTEKS”, bu yıl 21. kez ziyaretçilerini ağırladı. Açılışını Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi’nin yaptığı, 19-23 Mayıs tarihleri arasında CNR EXPO Yeşilköy’de düzenlenen fuara 1000’in üzerinde firma ve 2 bini aşkın markanın katılım gösterdi. Fuarda, ünlü tasarımcılar 2016 ev tekstili trendlerini sergiledi.

Düzenlendiği alan itibarı ile dünyanın en büyük ev tekstili fuarlarından olan “EVTEKS İstanbul Uluslararası Ev Tekstili Fuarı”, 19-23 Mayıs 2015 tarihleri arasında sektörün devlerini İstanbul’da buluşturdu. Türkiye’de düzenlenen fuarlar arasında, uluslararası katılımcı çeşitliliği ve yabancı ziyaretçi sayısıyla dikkat çeken EVTEKS Fuarı’nı bu yıl 138 bin 368 kişi ziyaret etti. 

Ev tekstili sektöründeki tüm yeniliklerin sergilendiği, modaya yön veren ürünlerin ziyaretçilerin beğenisine sunulduğu fuar, Türkiye Ev Tekstili Sanayici ve İşadamları Derneği (TETSI·AD) ve CNR Holding işbirliğiyle ile Yeşilköy CNR Expo Fuar Merkezi'nde 160 bin metrekarelik alanda gerçekleşti.

EVTEKS Fuarı’na, Ekonomi Bakanlığı tarafından davet edilen Almanya, ABD, Avustralya, Avusturya, Azerbaycan, BAE, Belçika, Bulgaristan, Cezayir, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Fas, Finlandiya, Fransa, Güney Afrika, Hollanda, İngiltere, İran, İspanya, İsrail, İsveç, İsviçre, İtalya, Japonya, Kanada, Kazakistan, Kırgızistan, Kuveyt, Litvanya, Lübnan, Macaristan, Mısır, Moldova, Norveç, Oman, Özbekistan, Polonya, Portekiz, Romanya, Rusya Federasyonu, Suudi Arabistan, Tunus, Türkmenistan, Ukrayna, Ürdün ve Yunanistan’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda ülkeden katılım sağlandı.

Fuar, 2 milyar dolarlık iş hacmi yarattı
TETSİAD Başkanı Yaşar Küçükçalık, “1992 yılında 69 firmanın katılımıyla gerçekleşen fuar, şimdi ise katılımcı firma sayısını bine, düzenlediği alanı ise 600 metrekareden 160 bin metrekareye çıkardı. Bu gelişim Türkiye’nin ev tekstili alanında göstermesi açısından büyük önem taşıyor” dedi. 

Başkan Küçükçalık, “ Geçen yıla göre ziyaretçi sayısında artış gösteren fuarımızı, 97 bin 779 yerli 40 bin 589 yabancı olmak üzere toplam 138 bin 368 kişi ziyaret etti. İspanya, İtalya, ABD, Almanya, Japonya, Fransa, İngiltere, Kanada, İran ve Çin gibi ülkeler başta olmak üzere 50 ülkeyi fuarımızda ağırladık. Fuar süresince katılımcılarımız yurt dışından gelen pek çok alıcı ile temas ederek önemli ticari anlaşmalara imza attı. Yerli ve yabancı alıcıların akın ettiği fuarda, Türk firmaları başta Orta Doğu ve eski Doğu Bloku ülkeleri olmak üzere birçok farklı ülkeden sipariş aldı. Fuarımızın genel olarak 2 milyar dolarlık bir iş hacmi yarattığını söyleyebiliriz” diye konuştu. 

2016 trendleri açıklandı
2 bini aşkın markanın yer aldığı fuarda, ünlü tasarımcılar 2016 ev tekstili trendlerini sergiledi. Fuarda, ev tekstili sektörünün önde gelen profesyonelleri, dünyaca ünlü trend belirleyicileri ve yerli-yabancı tasarımcılar tarafından seminerler verildi. EVTEKS 2015 organizasyonunun trend alanını, son üç yıldır olduğu gibi bu yıl da ünlü tasarımcı Vincent Gregoire kaptanlığındaki Nelly Rodi tasarladı. Ev tekstili adına tüm yeniliklerin yer aldığı ve beş gün süren dev fuar, 2015 yılında da ev tekstili sektörüne damgasını vurdu.
Yeni Yılı Hastanede Karşılayacak Miniklere Moral Tiyatrosu
Yeni yılı hastanede karşılayacak KAÇUV (Kanserli Çocuklara Umut Vakfı) minikleri, 18 Aralık Perşembe günü “Su Gelecektir” tiyatro oyunuyla moral buldu. Geberit’in hayata geçirdiği proje, Cerrahpaşa Hastanesi ve KAÇUV aile evinde iki ayrı oyun olarak sergilenirken; tiyatronun ünlü oyuncuları Cansın Özyosun ve Metin Hasgül, miniklere keyifli anlar yaşadı.

Geberit’in hayata geçirdiği ve ünlü tiyatro oyuncusu Nedim Saban yönetimindeki Tiyatrokare’nin sahnelediği “Su Gelecektir” tiyatro oyunu; bu kez (KACUV) Kanserli Çocuklara Umut Vakfı ile Cerrahpaşa Hastanesi’nde 18 Aralık Perşembe günü sahne aldı. Geberit’in ‘Su Gelecektir’ tiyatro oyununun başrollerini, Küçük Ağa dizinde miniklerin gönüllerini fetheden Cansın Özyosun ve Metin Hasgül paylaştı.

Yeni yılı hastanede karşılayacak minikler için Tiyatro’yu çocuklara götüren etkinlikte, ünlü oyuncu Cansın Özyosun çocuklarla keyifli anlar geçirdi. Küçük izleyiciler tarafından ilgiyle izlenen ‘Su Gelecektir’ tiyatro oyununa hem çocuklar hem de aileleri katıldı. Kanser hastası çocukların morallerini yüksek tutmak ve eğlenceli vakit geçirmelerini sağlamak amacıyla gerçekleştirilen etkinlik, çocukla
Toçev 20. Yılını Iss Sponsorluğunda Kutladı
Yıldızlar Toçev Çocukları İçin Sahne Aldı
Tüvana Okuma İstekli Çocuk Eğitim Vakfı TOÇEV 20. Yılını 2 Aralık 2014 Salı akşamı TİM Show Center’da sevilen sanatçılarla birlikte kutladı. Dünyanın lider tesis yönetim şirketi ISS Türkiye’nin ana sponsorluğunda gerçekleştirilen gecede, Erol Evgin, Suzan Kardeş, İrem Derici, Soner Olgun, Öykü Gürman, Murat Evgin ve Gökçe en güzel şarkılarını TOÇEV için söyledi.
5 milyonun üstünde çocuğun hayatına dokunan ve binlerce çocuğu eğitim hayatı boyunca destekleyerek çağdaş bir Türkiye için çalışmalar yürüten TOÇEV, 20. Yılını 2 Aralık 2014 Salı gecesi Maslak TİM Center’da gerçekleştirdiği konserle kutladı. Konserden elde edilen gelirin TOÇEV Öğrenim Merkezine ayrılacağı etkinlikte, ana sponsor, TOÇEV’in 20 yıllık yol arkadaşı ISS Türkiye oldu. Unutulmaz bir geceyle taçlanan TOÇEV’in 20. yılında tıpkı ISS gibi, TOÇEV’e bu güne kadar destek veren yıldızlar milyonlarca çocuk için sahne aldı. 
Türk pop müziğinin duayenlerinden Erol Evgin’in ev sahipliğinde gerçekleşen konserde; Erol Evgin’in yanı sıra Suzan Kardeş, Soner Olgun, İrem Derici, Öykü Gürman, Murat Evgin ve Gökçe sevilen şarkılarını seslendirdi.
Cemiyet hayatından da ünlü isimlerin katıldığı bu özel gecede, konuklar duygusal ve coşkulu dakikaları bir arada yaşadılar. Konser öncesinde gerçekleştirilen basın toplantısında duygularını ifade eden Tüvana Okuma İstekli Çocuk Eğitim Vakfı TOÇEV Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Uygun, TOÇEV’in 20 yıllık hikayesini, başarısını ve milyonlarca çocuğun hayatına dokunmanın verdiği mutluluğu paylaşırken, ana sponsor ISS Türkiye COO’su Engin Üstel, kurum olarak eğitime ve öğrenime verdikleri önemi aktararak, elde edilen tüm gelirin öğrenim merkezi için harcanacağı TOÇEV 20. yıl konserinde ana sponsor olarak yer almaktan gurur duyduklarını ifade etti. 
Dokumaca Anadolu Efsaneler Sergisi 17 Ekim’de Kapılarını Açtı
Dokumaca Anadolu Efsaneler Sergisi 17 Ekim’de Kapılarını Açtı 

TETSİAD Sponsorluğunda Gerçekleştirilen “Dokumaca Anadolu Efsaneler” Sergisi Unutulmaya Yüz Tutmuş Binlerce Yıllık Dokuma Örneklerini Gün Yüzüne Çıkarıyor

Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (TETSİAD)’ın sponsorluğunda gerçekleşen “Dokumaca Anadolu Efsaneler” sergisi, 17 Ekim’de Yıldız Sarayı İBB Müzesi’nde kapılarını ziyaretçilerine açtı. Dokuma tarihine gönül veren, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrenci ve öğretim üyelerinin uzun yıllar süren araştırmaları sonucu hazırlanan, Anadolu’nun binlerce yıllık dokuma örneklerinden oluşan eserler 17 Ekim- 17 Kasım 2014 tarihleri arasında sergilenecek.

Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (TETSİAD), her alanda Türk ev tekstili sektörünü geliştirmeye önem veriyor. Günümüz şartlarında yapılan ve sektörü geliştirmeye yönelik çalışmalar dışında, tekstilin geçmiş tarihinin de unutulmaması için önemli projelere destekçi oluyor. 

Anadolu’da binlerce yıl önce kullanılan dokuma örneklerinin gün yüzüne çıkarıldığı “Dokumaca Anadolu Efsanaler” Sergisi’nin hazırlanmasında katkıda bulunan TETSİAD, geçmişi bugünle buluşturuyor. Dokuma tarihine gönül veren Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrenci ve öğretim üyelerinin uzun yıllar süren araştırmaları sonucu hazırlanan, Anadolu’nun binlerce yıllık dokuma örneklerinden oluşan eserler, Yıldız Sarayı İBB Müzesi’nde 17 Ekim- 17 Kasım 2014 tarihleri arasında sergilenecek.

Sanatçılar, unutulmaya yüz tutan “tekstilin ilk örneklerini” günümüze taşıyor Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrenci ve öğretim üyesi, 14 tekstil sanatçısı tarafından 4 yıllık bir araştırma sonucu hazırlanan sergi, 12 bin yıl öncesinde Anadolu’da kullanılmış dokuma örneklerini gün yüzüne çıkarıyor. Kendilerine “Anadolu Dokumacıları” adını veren tekstil sanatçıları binlerce yıllık tekstil ürünlerinin kendine has, tarihe tanık olmuş “Dokumaca” olarak adlandırdıkları özel bir dili olduğunu savunuyor. 

Dokumaca Anadolu Efsaneler Sergisi Sanatçıları; Başak Özdemir Uysal, Buket Pekel, Esat Destanoğlu, Feriha Işıldar, Gül Bolulu, Gülhan Güleçer, Günay Aykaç Atalayer, Işıl Eraslan, Nurten Yüksel, Selime Amanjani, Şafak Akalın, Şenay Takuş, Yasemin Özbey, Özge Usluca. 
 
Yılın En Büyük Festivali 17 Ekim’de Başlıyor
Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği (MOSDER), mobilya sektörünün 56 firmasını tek çatı altında toplayarak MOSDER Mobilya Festivali’ni başlatıyor. 17 Ekim 2014 Cuma günü 56 mobilya firmasının mağazalarında başlayacak festival, 30 Kasım 2014 Pazar gününe kadar devam edecek. Seçkin mobilya markalarında yüzde 70’e varan indirimlerin yer alacağı festivalde, indirimlerin yanı sıra sürpriz hediyeler ve fırsatlar markalı mobilya tüketicisini bekliyor olacak.

Türk mobilya sektörünün öncü kuruluşu Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği (MOSDER), sektöre yepyeni bir hareket ve canlılık getirecek MOSDER Mobilya Festivali’ni başlatıyor. Türkiye’nin en saygın mobilya markalarını bir araya getiren Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği (MOSDER) öncülüğünde başlayan festivalde, yaklaşık 45 gün sürecek indirimler, fırsatlar ve sürpriz hediyeler markalı mobilya tüketicisini bekliyor olacak. Yemek odaları, yatak odaları, çocuk odaları, koltuklar ve daha pek çok ürün grubunu bir arada sunan mobilya markaları 17 Ekim-30 Kasım 2014 tarihleri arasında MOSDER Mobilya Festivali kapsamında ürünlerini satışa sunacaklar.

Mobilyalarınızı Yenilemek İçin yılın En Büyük Fırsatını Kaçırmayın
Tüm Türkiye’de gerçekleştirilecek MOSDER Mobilya Festivali hem evlenecek çiftler hem de evini yenilemek isteyenler için büyük bir fırsat. Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilecek MOSDER Mobilya Festivali’yle Türkiye’nin en saygın mobilya firmalarından en uygun fiyatlarla mobilya satın almak ise çok kolay. 17 Ekim Cuma günü MOSDER Mobilya Festivali kapsamında kapılarını açacak markalar en tarz, en trendy ve en şık ürünleriyle görücüye çıkacak.

Vakit kaybetmeden Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği MOSDER üyesi; ABC, Ada Koltuk, Aldora, Alfemo, Allegro, Alpino, Area, Bellona, Boldera, Cardin Concept, Casa, Cennet, Çilek, Dessi,Doğtaş, Dilay, Ergül, Fatih Kıral, Family Group, Gala, İpek, İstikbal, İşbir, Kelebek, Kilim, Konfor, Ladin, Laressa, Leta Sandalye, Merinos, Misafir, MNS, Mobi, Mondi, Monessa, N Design, Newjoy, Nill’s, Odam, Polox, Rendi, Saloni, Serdi, Serhat, ŞKM, Teleset, Tepe Home, Türkmen, Vanessa, Vettore, Vira, Vize, Weltew, Yağmur, Yataş, Yatsan markalarının tüm Türkiye çapındaki mağazalarını ziyaret ederek festivalin etkileyici avantajlarından siz de yararlanın. 
ISS ‘Sağlığın Renkleri’ Yemek Tarifi Yarışmasında Renkli Final
Dünyanın lider Entegre Tesis Yönetim Şirketi ISS’in, catering hizmetleri bünyesinde gerçekleştirdiği ‘Sağlığın Renkleri Yemek Tarifi’ yarışması için geri sayım başladı. 9 Haziran 2014 Pazartesi günü Doğa Koleji Çamlıca kampüsünde bir araya gelinecek organizasyonda, finale kalan 10 yarışmacının tarifi jüri tarafından değerlendirildikten sonra sonuçlar açıklanacak.
ISS Catering ve Doğa Koleji iş birliği ile 01 Nisan 2014 tarihinde başvuruları başlatılan ‘Sağlığın Renkleri Projesi’, Doğa Koleji öğrencilerinden büyük ilgi gördü. Türkiye genelindeki tüm Doğa Koleji kampüslerinde gerçekleştirilen yarışmaya ortaokul ve lise seviyesinde eğitim gören öğrenciler katılım gösterdi. 
01-30 Nisan 2014 tarihleri arasında yemek tariflerini, hazırladıkları yemeğin fotoğrafını ve ismini, ad-soyad ve okul bilgileriyle birlikte www.dogakoleji.com adresine ulaştırarak yarışmaya katılım sağlayan öğrenciler arasından seçilen 10 finalist 09 Haziran 2014 Pazartesi günü Çamlıca Doğa Koleji’nde bir araya gelecek. Yarışmaya özel olarak hazırladıkları tarifleri jüri üyeleri karşısında ilk kez sunacak olan öğrenciler, tariflerini jüri üyelerine beğendirmek için kıyasıya rekabet edecekler. Jüri tarafından değerlendirilecek yemekler ile dereceye giren öğrenciler muhteşem ödüllerin de sahibi olacak. Playstation 4, Ipad 2, Ipad Mini ve diğer sürpriz hediyelerin verileceği yarışmanın finalinin ardından yarışmacılar için barbekü partisi gerçekleştirilecek. 
Anavarza Çocuk Tiyatrosu Sahnelere Merhaba Dedi
Doğanın mucizesi olan balı kusursuzca sofralara taşıyan Anavarza Bal, Nedim Saban’ın kurucusu olduğu Tiyatrokare iş birliği ve Davranış Bilimleri Enstitüsü Çocuk ve Genç Bölümü’nün katkılarıyla yepyeni bir ‘sosyal sorumluluk projesine’ imza attı.
Sosyal sorumluluk anlayışını da, tıpkı balın korunmasına adadığı gibi Anavarza Antik Kenti’ni korumaya, yaşatmaya adayan Anavarza Bal, 2014’e Anavarza Çocuk Tiyatrosu ile merhaba dedi. Davranış Bilimleri Enstitüsü Çocuk ve Genç Bölümü’nün katkılarıyla, Anavarza Bal ve Nedim Saban’ın kurucusu olduğu Tiyatrokare işbirliği ile hayata geçen Anavarza Çocuk Tiyatrosu, çocuklara arıların ekosistemdeki hayati önemini, onların dünyasını ve doğanın en kıymetli armağanı balı, ‘Bal Arıları ve Hınzır Ayı' adlı oyun ile anlatacak.
Arılar Perdeleri Çocuklar için Açıyor
Albert Einstein’ın “Arılar yeryüzünden kaybolursa insanlığın 4-5 yıllık ömrü kalır.” savını temel alan müzikli çocuk oyunu, ilk gösterimini 10 Mayıs 2014 tarihinde Profilo AVM Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdi. Anavarza Çocuk Tiyatrosu, tüm yıl boyunca farklı illerdeki kültür merkezleri ve okullarda sergilenecek oyunlarla çocuklara ulaşacak. 
Konuyla ilgili açıklama yapan Tiyatrokare Kurucusu Nedim Saban; “Gelecek nesilleri sağlıklı beslenme ve doğa sevgisi konularında bilinçlendirmeyi hedefleyen Anavarza, genç kuşaklara sanat sevgisi aşılamak için örnek bir girişime imza atıyor. Bilgili, aydın ve duyarlı nesillerin yetiştirilmesi için en etkin silahlardan biri olan tiyatroyu seçen Anavarza, gelecek kuşakların hak ettiği bir yaşam kalitesine uygun bir sanatsal üretim gerçekleştiriyor. Doğal hayatın korunması ve doğal dengelerin en önemli koruyucusu olan arıların dünya dengesi üzerindeki öneminin genç nesle anlatılması amacıyla hazırlanan ‘Bal Arıları ve Hınzır Ayı’, binlerce sanatsever ile buluşmaya hazırlanıyor. Tiyatrokare, bu yolda Anavarza ile kol kola girerek, arı gibi çalışıyor.” dedi.
İkinci Oyun Dünya Arı Günü Onuruna Sivas’ta
Anavarza Çocuk Tiyatrosu farklı tarihlerde, farklı illerde doğanın mucizesini daha fazla çocuğa anlatmak adına sahne alacak. Bunun en kıymetli adımlarından birini de 29 Mayıs 2014 tarihinde Sivas’ta atılacak. Anavarza Çocuk Tiyatrosu ‘Bal Arıları ve Hınzır Ayı’ oyunu, günün anlamına uygun olarak 5. Dünya Arı Günü onuruna, Atatürk Kültür Merkezi Sivas Devlet Tiyatroları Sahnesi’nde sahnelenecek.
Anavarza Bal Çocuk Tiyatrosu Künye
YAPIM: TİYATROKARE
Oyun adı: Bal Arıları ve Hınzır Ayı
Müzikli Çocuk Oyunu, 28 dakika
Yazan-Yöneten: Nedim Saban
Yardımcı Yönetmen: Barış Kıralioğlu
Müzik: Murat Bavli
Dans: Özlem Arıkan
Dekor: Murat Yılmaz
Kostüm: Aygül Güntav/ Yeşim Gençtürk
Işık: Mustafa Türkoğlu
Reji Asistanı: Şeyma Taşdemir
Oyuncular:
Çiğdem Aygün
Özgür Aygün
Gamze Çelik
Metin Hasgül 
İstanbul’un Yeni Gözdesi Özdilek Center Açıldı
Türkiye’nin marka değeri en yüksek ilk 100 şirketi içinde yer alan Özdilek’in İstanbul’daki ilk yatırımı ‘Özdilek Center’, Wyndham Grand İstanbul Levent otelde gerçekleşen özel bir organizasyonla basına tanıtıldı. Özdilek Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Özdilek’in ev sahipliğinde gerçekleşen organizasyonda ‘Özdilek Center’ karma projesine yapılan yatırım ve Özdilek Holding hedefleri konuşuldu. 
Türkiye’nin en değerli ilk 100 markası içinde yer alan Özdilek’in, ÖzdilekPark İstanbul AVM, River Plaza ve Wyndham Grand İstanbul Levent’ten oluşan karma projesi ‘Özdilek Center’, 11 Eylül’de yapılan basın organizasyonu ile tanıtıldı. Özdilek Center projesinde görevli üst düzey yöneticileri ve Özdilek Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Özdilek’in ev sahipliği yaptığı toplantıda, Özdilek Center Karma Projesi yatırımı ve Özdilek Holding hedefleri anlatıldı. 
Üçlü Karma Proje; ‘Özdilek Center’
İş ve yaşamın merkezi olan Levent’te, Kanyon ve Metrocity’nin tam ortasında hizmet veren proje; 140 seçkin mağazanın yer aldığı AVM ile 32 katlı otel ve 33 katlı bir plazadan oluşuyor. İstanbul iş dünyasının kalbi Levent’te direk metro bağlantısıyla, yerli ve yabancı misafirlerine en rahat ulaşımı sağlayacak olan Özdilek Center, alışveriş, yaşam ve iş dünyasının prestij merkezi olmaya hazırlanıyor. Özdilek’e ait hipermarket, mağaza ve sinema birimleri ile yaklaşık 500 kişiyi istihdam edecek olan projedeki diğer mağazalarda da yaklaşık bin 500 kişinin görev alacağı, otel ve iş merkezi ile birlikte düşünüldüğünde proje toplamda yaklaşık 2 bin 500 kişiye direkt istihdam sağlıyor. 
İstanbul’un Her Yerinden Rahat Ulaşım İmkânı
İstanbul’un karmaşık trafiğine girmeden ÖzdilekPark AVM ile bağlantılı metro hattı sayesinde AVM, River Plaza ve Wyndham Grand İstanbul Levent otel ziyaretçileri, dış alana çıkmadan, herhangi bir bağlantı yoluna gerek duymadan metro ile Kartal ve İstanbul Atatürk Havalimanı güzergahında gitmek istediği yere kolayca ulaşabiliyor. Ayrıca, inşaatı devam etmekte olan Levent–Hisarüstü metro hattının ilk hattının ilk durağının bu noktada olması planlanıyor. 
Basın toplantısındaki konuşmasında; proje kapsamında yıl içerisinde 10 milyonun üzerinde ziyaretçiye ulaşmayı hedeflediklerini belirten Özdilek Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Özdilek konuyla ilgili şunları söyledi; “İstanbul’un en hareketli bölgelerinden biri olan Levent, iş ve yaşam merkezleriyle her gu¨n binlerce kişiyi ağırlıyor. Burada yaşam hiç durmuyor ve ulaşım kolaylığıyla da özellikle iş insanlarının uğrak yerleri arasında yer alıyor. İşte tam da bu noktada konumlandırdığımız Özdilek Center İstanbul, 3 km2’lik alanda yer alan yerleşik nu¨fusla toplam 500 bin kişi, 5 km2’lik alanda ise toplam 1 milyon 100 bin kişiye ulaşıyor. Şehrin kalbinde konumlandırdığımız proje, İstanbul’daki ilk projemiz. Bu projeyi hayata geçirirken İstanbul’un kalabalıklığını ve karmaşasını göz önünde bulundurduk ve misafirlerimize her türlü hizmeti vermeyi amaçladık. Bu görkemli projemizde; 5 yıldızlı, 389 odası ve birçok konferans-toplantı salonu ile uluslararası bir prestije sahip Wyndham Grand İstanbul Levent gibi İstanbul’un yerli-yabancı iş dünyasının yıldızı olacak bir otel bulunuyor. Ayrıca yaklaşık 3 bin beyaz yakalı çalışanı ağırlayacak en yeni teknolojilerle inşa edilen River Plaza yer alıyor. Projenin alışveriş, yaşam ve eğlence merkezi olacak ÖzdilekPark İstanbul AVM; Türkiye’nin en seçkin 140 markası ile alışveriş ihtiyaçlarının karşılanacağı, çocuklar için eğlence alanı, farklı damak tatları için özel yiyecek-içecek bölümleri ve yeşil teraslarıyla misafirlerine doğanın tadını çıkaracağı bir yaşam alanı sunuyor.” şeklinde konuştu. 
Uni’den Bebeklerin Dünyasına Davet
Eczacıbaşı Hijyen Ürünleri’nin ‘Uni ile Bebeklerin Dünyasına Davetlisiniz’ etkinliği, 11 Haziran 2014 Çarşamba günü Urza Restaurant’ta gerçekleştirildi. Uni’nin düzenlediği etkinlikte bebek bakımı ve hijyeni konuları değerlendirildi.
Türkiye’nin en önemli bebek bakım markalarından Uni, Urza Restaurant’ta gerçekleştirdiği toplantı ile katılımcıları bebeklerin dünyasına götürdü. Eczacıbaşı Hijyen Ürünleri Pazarlama Müdürü Nükhet Mertan’ın konuşması ile başlayan etkinlik, Eczacıbaşı Hijyen Ürünleri Danışman Doktoru Murat Palabıyık’ın ‘Bebek Cildi Hassastır Bakımı Özen İster’ konulu sunumu ile devam etti.
Yenidoğan bakımı konusunu da değerlendiren Neonotolog Murat Palabıyık, sunum sonunda katılımcıların merak ettiği soruları yanıtladı. Kahvaltı ve sunumun yapıldığı ‘Uni ile Bebeklerin Dünyasına Davetlisiniz’ etkinliğinde katılımcılar bebek bakımı ve hijyeni ile ilgili bilgiler edinirken, keyifli bir gün geçirdi. 
Barbekü Tutkunları Weber Stephen İle Eks Mutfakta Buluştu
“Weber Stephen ile Farklı Tatlar” etkinliği 13 Mayıs 2014 Salı günü EKS Mutfak Akademisi’nde gerçekleştirildi. Basın mensubu ve bloggerların davetli olarak katıldığı etkinlikte Weber Performer ve Weber Spirit E-210 barbeküleri ile birbirinden lezzetli yemekler yapıldı. 
Dünyanın en çok tercih edilen barbekü markası Weber Stephen, 13 Mayıs 2014 Salı günü EKS Mutfak Akademisi’nde gerçekleştirilen ‘Weber Stephen ile Farklı Tatlar’ etkinliğinde basın mensubu ve bloggerlar ile buluştu. Davetlilerin barbekülerde Baharatlı Tavuk Kanat, Rozbif, Kasap Köfte, Jasmin Pilavı, Pizza ve Babagannuş yaptığı etkinlikte eğlenceli dakikalar yaşandı. 
Barbekülerin lezzet kadar sağlıklı ve bilinçli kullanımın önemli olduğunun altını çizen şefler, katılımcılara barbeküde sağlıklı pişirme yöntemlerini anlattı. Barbekülerde yemeklerin pişirilmesinden sonra yemeklerin tadımıyla devam eden etkinlik, davetlilere sertifika verilmesiyle son buldu. Barbeküleri birebir kullanarak deneme fırsatı yakalayan davetliler, barbekülerde farklı tarifler hazırlayarak barbekülerin kullanım kolaylığını test etti. 
Weber Performer Original GBS Kömürlü Barbekü 
Weber Performer Original GBS, et yemeyenlere ya da farklı barbekü keyfi tatmak isteyenlere, 57 cm ızgara çapıyla 8 dakikada kolaylıkla pizza pişirme imkanı sunuyor. Etin yanında pilav yemeği tercih edenlerin severek kullandığı Weber Performar Original Gbs kömürlü barbekü, birçok işlevi aynı anda yapabiliyor. Sağlığınıza tasarımıyla önem veren Weber, yiyeceğin ısıyı direk almasını engelleyerek, daha sağlıklı bir barbekü keyfi sunuyor. Kullanıcının zevkine göre meyve ve tatlı da pişirilebilen Original Gbs kömürlü barbekü, birden çok işlevi sayesinde yemek keyfinin her aşamasını tek başına yapabiliyor.
Weber Performer Original GBS, ısı emniyetli kapak sapıyla ufak kazaların önüne geçiyor. 57 cm ızgara çapı, krom kaplı katlanabilir mangal ızgarası ve dayanıklı yüzey kaplamalı katlanabilir tezgahı ile kolay kullanım imkanı sunarken, 10 yıl garantili kapak ve barbekü haznesiyle de kalitesinden ödün vermiyor. Kırılmaya ve iklim koşullarına dayanıklı Weber Performer Original GBS, kapağındaki termometre ile barbekü içerisindeki ısı kontrolünü sağlıyor, su geçirmez, ateşe ve paslanmaya dayanıklı kapağıyla uzun vadeli kullanıma imkan veriyor.
Weber Spirit E-210 Gazlı Barbekü
Spirit E-210 Classic gazlı barbekünün aşağı katlanabilir yan tezgahları hem taşıma esnasında hem de kullanım sonrasında yerden tasarruf sağlıyor. Kilitlenebilir özelliği ile kırılmaya ve tüm dış ortam şartlarına uygun tekerlek yapısı sayesinde mangal keyifleri kolayca evlerin dışına taşınabiliyor. 
Weber Gurme serisinden porselen emaye kaplı döküm demir barbekü ızgarası ile aromalar ve profesyonel mangal işaretleri oluşturabiliyor. Yine porselen emaye kaplı döküm demir ızgara tavası ise kızartma sırasında ızgara edilen ürünün suyunu ve tadını yiyeceğe katıyor ve bu sayede kurumayı önlüyor. Sebze, karides, kızartma patates vb. gibi küçük yemekler için komple yeni pişirme ve ızgara olanakları oluşuyor.
Kenwood İle Mutlu Mutfaklar Etkinliğinde Buluştu
“Kenwood ile Mutlu Mutfaklar” etkinliği 6 Mayıs 2014 Salı günü EKS Mutfak Akademisi’nde gerçekleştirildi. Basın mensubu ve bloggerların davetli olarak katıldığı etkinlikte Kenwood KMC010 Mutfak Şefi ile birbirinden leziz cupcake ve makarnalar yapıldı. 
Kenwood’un İngiliz stilini hem dış görünüşüne hem de kullanım özelliklerine yansıttığı KMC010 Mutfak Şefi, 6 Mayıs 2014 Salı günü EKS Mutfak Akademisi’nde gerçekleştirilen ‘Kenwood ile Mutlu Mutfaklar’ etkinliğinde basın mensubu ve bloggerlar ile buluştu. Davetlilerin mutfak şefleriyle cupcake ve makarna yaptığı etkinlikte yemekler hazırlanırken keyifli ve eğlenceli anlar da yaşandı.
Kenwood marka yöneticilerinin öncelikle ürünü tanıtarak başladığı etkinlik, özel pişirme alanlarında mutfak şefleriyle hazırlanan yemeklerin hazırlanması, pişirilmesi ve tadılmasıyla devam etti. Ürünü birebir kullanarak deneme fırsatı yakalayan davetliler, Mutfak Şefi’nin pratikliğini ve aynı anda birbirinden farklı tarifleri en güzel şekilde hazırlayabileceğini onayladı.
Kenwood Mutfak Şefi
Ünlü İngiliz markası Kenwood’un, Titanium Şef KMC010 Mutfak Şefi, gerçek bir şef kadar maharetli bir ürün. Kolay kullanım özelliği ve fonksiyonelliği tek bir tasarımda buluşturan ürün; katı meyve sıkacağı, mutfak robotu, narenciye sıkacağı, cam blender ve kıyma aparatları ile son derece pratik. Ayrıca Kenwood Mutfak Şefi’yle lezzetli yiyecek ve içecekler kolaylıkla hazırlanırken, mutfaklarına özen gösteren ve mutfaklarında modayı yansıtmak isteyenler için de tasarımıyla ön plana çıkıyor.
,Kenwood KMC010, 2 kiloluk hamuru işleyebilen 1.400 vat motor gücü, eşsiz karıştırma ayarı ve özel kâse aparatıyla malzemeleri mükemmel bir şekilde karıştırıyor. Kâse içindeki malzemelerin sıçramasını engellemek için özel tasarlanmış ve gelişmiş elektronik hız kontrolü ile istenilen hızda çalıştırılabilen Titanium Şef KMC010 Mutfak Şefi, evinizde lezzetli hamur işleri yapmanıza yardımcı oluyor. Kenwood KMC010, 4,6 litre kapasiteli paslanmaz çelik kâsesinin dayanıklılığı ile dikkat çekerken, her yüzeyde çalışabilme özelliği ile kullanım alanı seçeneklerinizi de çoğaltıyor. 
Rockwell Automation Tüm Bölgelerde Büyüme Elde Etti
22 bin çalışanı ile dünyada 4 kıtada, 80’den fazla ülkede faaliyetlerini sürdürmekte olan endüstriyel otomasyon sistemlerinin lider şirketi Rockwell Automation, 7 Mayıs Çarşamba günü gerçekleştirdiği lansman ile 2014 yılı ikinci çeyreğinde yüzde 7’lik bir artış kaydederek tüm bölgelerde büyüme kaydettiğini duyurdu.
Genel merkezi Amerika Birleşik Devletleri’nin Wisconsin eyaletindeki Milwaukee’de bulunan ve Asya, Avrupa, Kuzey ve Latin Amerika olmak üzere 4 kıtada 80’den fazla ülkede faaliyetlerini sürdürmekte olan Rockwell Automation, 2014 yılı ikinci çeyreğinde elde ettiği rakamlarla büyümesini sürdürdü. 
2. Çeyrek rakamlarıyla ilgili açıklama yapan Başkan ve CEO Keith D. Nosbusch “Yüzde 7’lik organik büyümeyle bu çeyrekteki satışlarımız kuvvetli oldu. Bir yıl boyunca özellikle ilk defa tüm bölgelerde büyüme olduğunu gördüğüm için mutluyum. Mali yılın ilk yarısında Hisse başına net kazançlar, yüksek vergi oranlarından esen ters rüzgara rağmen yüzde 7 seviyesinde sağlıklı bir büyüme kaydetti. İlk yarıdaki performansımıza ve devam etmesini umduğumuz stabil Pazar koşullarını dikkate alarak, 2014 mali yılının satış kılavuzunu yaklaşık olarak 6.6 milyar dolar ve Net EPS kılavuzunu ise 6.00 ile 6.35 dolar aralığında teyit ediyoruz” dedi. 
7 Mayıs Çarşamba günü Leb-i Derya Richmond’ta gerçekleştirilen basın buluşmasında Rockwell Automation Bölge Direktörü Neil Enright ve Türkiye Genel Müdürü Cenk Ceylan gazetecilerle bir araya geldi. Rockwell Automation Bölge Direktörü Neil Enright; “Türkiye’de olmak benim için büyük bir keyif. Son 8 yıldır Abu Dabi’de yaşıyorum. Oradaki sıcak iklimden sonra İstanbul’da olmak ve basın mensubu arkadaşlarımızla bir araya gelmek benim için mutluluk verici. Dünyanın en büyük endüstriyel otomasyon firması olarak her geçen gün kendimizi daha da geliştiriyoruz. Dünya genelindeki 22 bin çalışanımız sabah işe gelirken akşam eve giderken endüstriyel otomasyonu düşünüyor. Bu da bizim başarımızı artırıyor.” dedi.
Architecture ve Software (Mimari ve Yazılım) büyümeye devam ediyor
Rockwell Automation’ın büyümesindeki en çok dikkat çeken sektörlerin başında Architecture ve Software (Mimari ve Yazılım) yer alıyor. Architecture ve Software (Mimari ve Yazılım) için 2014 mali yılı ikinci çeyrek satışları 686.9 milyon dolar oldu, yani geçen yıl aynı dönemdeki 639,2 milyonluk seviyeden yüzde 7 daha fazla. Organik satışlar yüzde 9 arttı ve döviz dönüşümü satışların yüzde 2 seviyesinde düşmesine sebep oldu. Segmentin işlem kazançları, 2013 mali yılının ikinci çeyreğindeki 169,9 milyon dolar ile kıyaslandığında 2014 mali yılının ikinci çeyreğinde 190.2 milyon dolar seviyesindeydi.
Kontrol Ürünleri ve Çözümler’de ise 2014 mali yılının ikinci çeyreğinde satışlar 913.7 milyon dolar seviyesindeydi, geçen yıl aynı dönemdeki 883.6 milyon dolarlık seviyeden yüzde 3 daha fazla. 
“Otomasyonsuz üretim tesisinden bahsedilemez”
Otomasyon sektörünün geleceğini ve Türkiye’nin durumunu Rockwell Automation basın buluşmasında değerlendiren Rockwell Automation Türkiye Genel Müdürü Cenk Ceylan ise şunları söyledi; ”Artık çağımızda otomasyonun olmadığı bir üretim tesisinden bahsetmek mümkün değil. 1980 öncesi dönemde, üretimin daha insan odaklı yapıldığı o dönemlerde otomasyon bir lüks gibi görülse de, rekabet öyle bir noktaya geldi ki, herkes üretimini daha ucuz, daha hızlı, daha hatasız ve daha verimli şekilde yapmak için otomasyondan kaçamaz hale geldi. Otomasyonun geleceği yazılım tarafında ve yazılımın yönetimle entegre edilmesi kısmında ilerleme olması kaçınılmaz.” 
Türkiye’de otomasyonun geleceğine de değinen Ceylan sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye maalesef otomasyon sektörünün gelişiminde dünyanın geri kalan pazarlarına bakılırsa 10 yıl kadar gecikti. Ancak zararın neresinden dönülürse ülkemiz için kardır. Dışarıdan satın aldığımız hardware ve software ile yapacağımız ileri mühendislik sayesinde ülkemizin makina imalat sektöründe etkin bir oyuncu olmasını sağlayabiliriz. Bunu yapabilecek mühendisleri ve mühendislik kurumlarını, eğitim ve öğretimi geliştirmek, kuracağımız tesisler ve geliştireceğimiz makinalar açısından diğer ülkelere nazaran daha etkili performans sağlayabilir.” 
Endüstriyel otomasyon, kontrol ve yazılım konularında geniş bir ürün ve hizmet yelpazesine sahip olan otomasyon sektörünün lideri Rockwell Automation, otomasyon sektöründe getirdiği yeniliklerin yanı sıra geçtiğimiz yıl Ethisphere Institute tarafından 6. Kez ‘Dünyanın En Etik Şirketlerinden’ seçilmişti. 
Evteks Fuarı Kapılarını Açtı
TETSİAD ve CNR Fuarcılık işbirliği ile düzenlenen dünyanın en büyük ikinci, Türkiye’nin ise en büyük ev tekstil fuarı olan “EVTEKS Uluslararası Ev Tekstili Fuarı” 20. kez kaplarını açtı. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İhracatçılar Birliği Başkanı Mehmet Büyükekşi ve sektörün önde gelen iş adamlarının da katıldığı açılışa ilgi büyüktü. 
TETSİAD ve CNR Fuarcılık işbirliği ile düzenlenen, dünyanın ikinci Türkiye’nin en büyük ev tekstili fuarı “EVTEKS Uluslararası Ev Tekstili Fuarı” bugün kapılarını açtı. TETSİAD Başkanı Yaşar Küçükçalık ve CNR Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ceyda Erem’in ev sahipliği yaptığı fuarda, açılış konuşmasını kendi de tekstilci olan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi yaptı. Bu yıl bine yakın firmanın katılımcı olduğu, 60.000 metrekare net alanda kurulan ve ev tekstiline dair her türlü ürünün yer aldığı EVTEKS Fuarı, Türk ekonomisi için de büyük katkı sağlayacak. Yerli ve yabancı binlerce ziyaretçiyi ağırlayacak EVTEKS Fuarı, 21-25 Mayıs 2014 tarihleri arasında CNR Expo Yeşilköy’de ziyarete açık olacak.
“Fuarımız bu yıl sektöre 1,5 Milyar Dolar İhracat Desteği Sağlayacak”
Fuarın ev sahibi olarak konuşmasını yapan TETSİAD Başkanı Yaşar Küçükçalık şu şekilde konuştu; “Bugün dünyanın ikinci büyük ev tekstili fuarı konumundayız. Dünya çapında yankılar uyandıran Evteks Fuarı’nın bu yıl sektöre 1,5 milyar Dolarlık ihracat desteği sağlamasını bekliyoruz. Şu anda 60 bin metrekarede gerçekleşen fuarı, 39 bini yabancı olmak üzere yaklaşık 120 bin kişi ziyaret ediyor. Çağdaş ve daha büyük bir fuar alanına kavuştuğumuz zaman, liderlik iddiamızı daha da güçlendireceğiz. Tüm katılımcı firmalara güzel bir fuar geçirmelerini diliyorum.”
“80’li yıllarda Türk Tekstilinin Bu Günlere Geleceğini Hayal Edemezdik”
TETSİAD Başkanı Yaşar Küçükçalık ardından sözü alan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi yaptığı konuşmada, kendisinin de ev tekstili sektöründe faaliyet gösterdiğini, uzun yıllar EVTEKS fuarına katılarak bu heyecanı yaşadığını dile getirdi. Tekstil markasının başına artık eşinin geçtiğini esprili bir dille ifade eden Bakan Zeybekçi, konuşmasının devamında; yıllar önce gittikleri dünyanın en büyük ev tekstili fuarı, Heimtextil’de Türk ev tekstili sanayisinin bugünlere geleceğini tahmin edemediklerini, 80’li yıllarda fuarı dolaştıkları sırada Türkiye’nin bu teknolojiye ulaşmasının çok zor olduğunu düşünürken bugün Heimtextil fuarında en çok ziyaret edilen stantların Türk stantları olduğunu aktardı. Bugün katılımcı sayısının 1000’e yaklaştığı EVTEKS fuarının, 800 Türk firma ve 200 yabancı sanayiciye ulaştığı bilgisini verdi. Konuşmasını, Türk ekonomisinin gösterdiği gelişim ve gelecek hedeflerine değinerek bitiren Bakan Zeybekçi, tüm katılımcı firmalara hayırlı fuarlar ve bol kazançlar diledi. Evteks Alım Heyeti Programı Organizasyonun alım heyeti ülkelerini Almanya, ABD, Angola, Azerbaycan, Belarus, Brezilya, Cezayir, Çek Cumhuriyeti, Çin Halk Cumhuriyeti, Danimarka, Fas, Fransa, Gana, Güney Kore, Hindistan, İran, İspanya, İsviçre, İtalya, Japonya, Kanada, Katar, Kenya, Libya, Meksika, Nijerya, Polonya, Portekiz, Rusya, Şili, Tanzanya ve Tunus oluşturuyor. Almanya, Azerbaycan, Belarus, Çek Cumhuriyeti, Çin, Danimarka, Fransa, İran, İspanya, İsviçre, İtalya, Japonya, Polonya, Portekiz ve Rusya'dan basın mensupları da UİB (Uludağ İhracatçı Birlikleri) organizasyonuyla heyet bazında fuarı ziyaret edecekler.
2015 İlkbahar-Yaz trendleri Evteks’te
Ev tekstilinde 2015 İlkbahar-Yaz trendlerinin belirleneceği Evteks Fuarı’nın sektöre 1,5 milyar Dolarlık ihracat hacmi yaratması bekleniyor. Yerli ve yabancı 2 bin 500 markanın katılım göstereceği fuarın yabancı markalarından bazıları Vigano Spa, Enzo Degli Angiuoni Spa, Manifattura Tessile, Di Nole M.T. Spa, Mario Cavelli, Venesto, D Decor ve Dicitex Furnishings… ABD, Almanya, Avusturya, Azerbaycan, Belçika, Çin, Fas, Fransa, Hollanda, Hindistan, İngiltere, İspanya, İtalya, İran ve Rusya Evteks Fuarı'nın katılımcı ülkeleri arasında yer alıyor. 
Dünya Markası Legrand Win Fuarı 2014’teydi
Elektrik Sektörünün Lider isimlerinden Legrand, Yeni Ürünleriyle Pazara Yön Vermeye Devam Edecek
Legrand, bu yıl 19-22 Mart 2014 tarihlerinde düzenlenen WIN Fuarı’nda otomasyon, bina elektrik, dijital altyapılarına özel ürün ve sistemlerini ziyaretçilere tanıttı.
Elektrik dünyasının öncü markalarından Legrand, imalat endüstrisinin en köklü ve gelenekselleşmiş fuarı olan WIN Fuarı’nda yerini aldı. Legrand, imalat endüstrisinin karar vericileri, teknoloji üreticileri ve devlet yetkililerinin yeni iş bağlantıları kurmak için geldiği WIN Fuar’ında, bina dijital altyapılarına özel; komple ürün ve sistemlerini sergiledi.
Ziyaretçiler, Bticino Akıllı Ev Sistemleri, D45 Interkom Sistemleri ve otel çözümlerinin sergilendiği otomasyon alanında bulunan dokunmatik ekranlarla farklı bir deneyim yaşarlarken, çalışma ortamı çözümlerini de incelediler.
Fuarda, Legrand’ın Alçak Gerilim Dağıtım ve Koruma Pazarı ürünlerinden olan XL3 4000 ve XL3 400 panoları oldukça ilgi gördü. Swarovski Elements kristallerinin parlaklığı ve Axoluten zerafeti ile çerçevede iz bırakmak için tasarlanan Bticino’nun premium serisindeki özel anahtar priz çerçeveleri ise kadın ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği ürünlerden oldu.
Legrand; Bticino, Cablofil, Zucchini markalarının farklı ürün ve sistemlerini ziyaretçilerin beğenisine sunarken katılımcılar, uçtan uca çözümleri bir arada görme fırsatı yakaladı. 
Türk Mobilyasının Nabzı Mosder İle Atıyor
“Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği (MOSDER)
Yurt İçi Ve Yurt Dışı Faaliyetlerini Hız Kesmeden Sürdürüyor.”

Türkiye’de mobilya sanayisinin nazını tutan, sektörün geleceğine yön veren Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği (MOSDER) çalışmalarına soluk vermeden devam ediyor. Yurt içi ve yurt dışındaki organizasyonlarla “Türk Mobilya Stilini” tüm dünyaya benimsetmeyi amaçlayan MOSDER, 2023 yılında dünyada ilk 5 ülke arasına girmeyi hedefliyor.
Mobilya sektörü, yeniliklere açık yapısı, kalite ve tasarımı birleştiren üretimi sayesinde dünya çapında beğeni topluyor ve ihracat hacmimiz genişliyor. “Türk mobilyası” stilinin oluşturulması ve tasarım yatırımlarının sürdürülmesi markalaşma açısından büyük önem taşıyor. Markalaşmak için yapılacak en önemli yatırımın tasarım ve Ar-Ge yatırımları olduğunu düşünen MOSDER üyeleri, yurtdışına ürün ihracatı yaparken fason üretim yerine kendi marka isimleriyle ürün ihracatı gerçekleştirmenin önemine de vurgu yapıyor.
Türkiye’de genç ve eğitimli tasarımcıların yer alması Türk mobilyasının nitelikli insan kaynağı ile hareket ederek, marka olmasını mümkün kılıyor. Ülkemizin dış ülkelerde adının duyurulması ve ticari ilişkilerimizi arttırmak adına çalışmalarını hız kesmeden sürdüren MOSDER yurt içinde ve yurt dışında büyük organizasyonlara katılarak mobilya sektörünün nabzını tutuyor.
Mobilya sektörüne yön veren, mobilya sanayisinin nabzını tutan Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği Başkanı Ahmet Güleç, Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği’nin yaptığı faaliyetler hakkında şu şekilde konuşuyor; Her geçen gün Türk mobilya sanayimizin gelişmesi için büyük çaba harcayıp çeşitli organizasyonlar ve fuarlar ile mobilya sektörünün ilerlemesi için çalışıyoruz. Farklı coğrafyalarla kurulan iş birlikleri ve yapılan anlaşmalar ile Türk Mobilya Sanayinin ihracat gücünü daha da arttırmayı hedefliyoruz. Türk mobilyasının uygun fiyat politikası, konsept bütünlüğü olma özelliği ve kalitesi ile diğer ülke üreticilerinden ayrılarak öne çıkması, tanıtım faaliyetlerimizle de birleşerek Türk Mobilya stilinin gücünü ortaya koyuyor. Geçtiğimiz aylarda düzenlediğimiz İMOB ile Asya’dan Afrika’ya kadar bir çok ülke ile sağlam iş birlikleri kurduk. Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği (MOSDER) işbirliği ile ITE Group Plc. Türkiye Ofisi E Uluslararası Fuarcılık (EUF) tarafından düzenlenen İstanbul Mobilya Fuarı (İMOB 2013), 29 Ocak – 02 Şubat 2013 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi / CNR Expo’da kapılarını açtı. Dünyanın en önemli üçüncü mobilya fuarı konumundaki İMOB 2013, Türkiye’de üretilen birbirinden farklı mobilya tasarımlarının merkezi oldu.
Hiç durmadan hem ulusal hem de uluslararası iş birlikleriyle Türkiye mobilya sanayisinin gelişimini ve küresel pazarda daha fazla söz sahibi olunmasını destekleyici faaliyetlerimize 18- 21 Mart tarihleri arasında Çin’de düzenlenen “CIFF Guangzhou” Fuarına katılarak Türk Mobilya Sanayii’ni dünyaya tanıttık. Dünyanın en büyük mobilya fuarı organizasyonuna katılımımız sayesinde, Türk Mobilyacılarınının farklı coğrafyalardan birçok ülke ile ticari anlaşma yapmasına olanak sağladık. Güçlü global markalarımız tasarımlarını sergileyerek, Türk mobilyasının imajını ve sektörün itibarını güçlendirdiler. Dünyanın en büyük mobilya fuarı olan i Saloni, Mart ayında gerçekleşen CIFF Guangzhou Fuarı ve Ocak ayında gerçekleşen İMOB 2013’ten sonra dünya mobilya sektörünü bir kez daha bir araya getirdi. Arka arkaya gerçekleşen, dünyanın en önemli ve en büyük mobilya fuarları olarak kabul edilen bu büyük ve kapsamlı organizasyonlar sayesinde dünyanın birçok ülkesinden mobilya sanayicisi tarafından, Türk mobilya stilini ve kalitesinin tanınmasına katkı sağladı.
Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği’nin bu yıl 9. sini düzeleyeceğimiz “Ulusal Ev Mobilyaları” alanındaki tasarım yarışmamız ile Türkiye’nin genç yeteneklerini arıyoruz. Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği’nin; Ev mobilyaları alanında gelecek vizyonunun geliştirilmesine katkı, Türkiye mobilya endüstrisinin tasarım kalitesini ve çağdaş Türkiye tasarımını simgeleyen ürün kimliğini desteklemek, geleceğin tasarımcı adaylarının mobilya sektörüyle buluşmasını sağlamak ve bu alandaki başarılı tasarımları ödüllendirmek amacıyla düzenlediği yarışmada, yetenekli gençlerin tasarımları birbirleri ile yarışacak. Gençlerin birbirleri ile rekabet edecekleri yarışma kategorileri ise şu şekilde sıralanıyor; Oturma - dinlenme ( Oturma grubu, koltuk, kanepe, dinlenme kanepeleri vb.), Depolama, koruma, düzenleme ( Yemek odasında bulunan mobilyalar) Tamamlayıcı Mobilya Servis Ünitesi ( Sehpa, Kütüphane, Ayakkabılık, TV Sehpası, Askılık, Telefonluk, Portmanto vb.) Uyuma ( Yatak odasında bulunan mobilyalar) Genç mobilya ( Genç odasında bulunan mobilyalar), Engelliler için Ev Mobilyası Kategorisi. Özellikle Engelli Mobilyası kategorisi ile şimdiye kadar yapılmayanı yapıp, zor şartlar altında günlük yaşamlarını sürdüren engelli vatandaşlarımızın hayatlarını kolaylaştırmak ve bu konuya dikkate çekmek istiyoruz. 
Sektörümüzü büyütmek ve geliştirmek adına her geçen daha da büyüttüğümüz hedeflerimiz doğrultusunda yaptığımız çalışmalar ve katıldığımız organizasyonların karışılığını açıklanan üretim ve tüketim rakamları ile taçlandırıyoruz. organizasyonların karışılığını, açıklanan üretim ve tüketim rakamları ile taçlandırıyoruz. Türk Mobilya Sektörü; 2012 yılında 1.849.467.042 dolar ihracat yaptı. 2013 yılında ise %10 ihracat artışı bekleniyor. Hedefimiz 2023 yılına kadar dünyadaki en büyük ilk 5 ihracatçı ülke içinde olmak. 5 yıl içinde ise dünyada 10 milyar dolar ihracat beklentisi ile Dünya’nın 5. büyük mobilya üreticisi olmayı hedeflemektedir.
Bu bağlamda sektörümüzün ülkemize olan katkısı göz önünde bulundurularak yatırımcı dostlarımızı her geçen gün büyüme kaydeden mobilya sanayisine yatırım yapmaya davet ediyoruz. Gelişmeye ve büyümüye müsait olan sektörümüzün önü çok açık. Sanayici dostlarımızla güçlerimizi birleştirerek ülkemiz adına çok güzel şeyler yapacağımıza eminiz. Sektörümüzün gelişmesi ve Türk Mobilyası stilinin en iyi şekilde oluşturulması adına yaptığımız projelerin hız kesmeden devam etmesi için tüm gücümüzle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 
Joygame Ödüle Doymuyor
Türkiye’nin Lider Oyun Şirketi Joygame,
DPİD ve IMA (Interactive Media Awards) Ödüllerine Layık Görüldü

Türkiye’nin lider online oyun firması Joygame, DPİD 2013 (Doğrudan Pazarlama İletişimcileri Derneği) ve yurt dışından da IMA (Interactive Media Awards) tarafından düzenlenen ödül törenlerinde 2 yeni ödülün daha sahibi oldu.
Doğrudan Pazarlama İletişimcileri Derneği (DPİD) tarafından bu yıl 6.sı düzenlenen Doğrudan Pazarlama Ödülleri, 13 Kasım 2013 tarihinde düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Her yıl geleneksel olarak verilen ve pazarlama sektörünün önemli organizasyonlarından biri olan DP Ödülleri bu yıl da ilgi odağıydı. 
Yirmi bir kategoride verilen ödüller gerçekleştirilen törende, Türkiye’nin lider online oyun şirketi Joygame de ödüle layık görülen markalar arasında yerini aldı. Kurulduğu günden bugüne aldığı ödüllerle adından sıkça söz ettiren Joygame, Entegre İnteraktif Pazarlama Kampanyası kategorisinde, www.delikanliadam.com projesi ile 3’lük ödülünü aldı. 
IMA’dan Üstün Başarı Ödülü Joygame’e
Aldığı ödüllerle sektöre damgasını vuran Joygame, her yıl düzenli olarak 5 ana konuda uluslararası değerlendirmenin yapıldığı Interactive Media Awards’un (IMA) Oyun Endüstrisi Kategorisi’ndeki ‘Üstün Başarı Ödülü’ne layık görüldü. Joygame, web dünyasının Oscar’ı olarak kabul edilen IMA ödülü ile birlikte ödül sayısını 41’e çıkardı.
Ayrıntılı bilgi için www.shr.com.tr ve www.joygame.com adreslerini ziyaret edebilirsiniz. 
Intersport Running Team Runtalya’da Esti Geçti
INTERSPORT Running Team, 2 Mart Pazar günü Antalya’da 9.’su gerçekleşen Runtalya Maratonu’nda koştu. Dereceye giren INTERSPORT Running Team koşucuları INTERSPORT tarafından ödüllendirildi.
INTERSPORT, sporu ve koşmayı sevenlerin bir araya geldiği INTERSPORT Runnig Team takımıyla 9.’su gerçekleşen Runtalya Maratonu’nda koştu. Katılımcılar için hem adrenalin dolu hem de eğlenceli bir deneyim olan Runtalya Maratonu’nda koşucular 10 kilometre, yarı maraton ve maraton kategorilerinde koştu. 
Puma sponsorluğunda gerçekleşen yarışmada koşucular, şehrin tarihi yerlerinden ve deniz kıyısı boyunca devam eden parkurda koşarken hem eğlenceli hem de spor dolu bir gün geçirdiler. Organizasyonda; yarı maraton koşusunda INTERSPORT Running Team koşucularından Ramazan İşmel 4. olurken, 10 kilometre koşusunda INTERSPORT Running Team koşucularından Levent Ateş 3. sırada koşuyu tamamlayarak dereceye girdi. 
Runtalya Maratonu’nda INTERSPORT web sitesi üzerinden alınan başvuruların değerlendirilmesi sonucu seçilen 50 INTERSPORT Running Team koşucusu hem yarışmanın hem de INTERSPORT ile koşmanın ayrıcalığını yaşadı. Puma sponsorluğundaki INTERSPORT Runnig Team takımı üyelerine, Puma koşu t-shirtleri hediye edildi. 
Sporu ve sporcuyu destekleyen INTERSPORT’un Runtalya Maratonu’ndan önceki Cuma ve Cumartesi günlerinde Antalya mağazalarında başlattığı yeni sezon koşu ayakkabılarında yüzde 20 indirim kampanyasına koşu severler yoğun ilgi gösterdi. 
INTERSPORT Mağazaları; İstanbul’da; Kanyon, Meydan, Kozzy, Novada, Optimum, Akbatı, Vialand, İstanbul Forum ve Marmara Park AVM’de. Ankara’da; Antares, Forum, Gordion, Kentpark ve Nata Vega AVM’de. Bursa’da; Anatolium AVM’de. Antalya’da; Terracity ve Erasta AVM’de, Erzurum’da; Erzurum AVM’de. 
Gaziantep’te; Sanko Park AVM’de hizmetinizde.
Daha fazla bilgiye: www.intersport.com.tr adresinden ulaşabilirsiniz. 
Altın Pusula’da Jüri Özel Ödülü Joygame’in!
Türkiye’nin dev online oyun firması Joygame, “Karnaval” ile ortaklaşa gerçekleştirdiği Jeton Radyo Projesi’yle TÜHİD’in düzenlediği 12. Altın Pusula Ödülleri’nde Jüri Özel Ödülü’ne layık görüldü.
Lider online oyun firması Joygame, Türkiye’nin ilk ve tek online oyun radyosu Jeton Radyo ile ödülü kaptı! “Karnaval” ve Joygame işbirliğiyle oluşturulan Jeton Radyo Projesi, TÜHİD’in düzenlediği 12. Altın Pusula Ödülleri’nde Jüri Özel Ödülü’ne layık görüldü. 
27 Haziran Perşembe günü Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen törende 27 proje ödüllendirildi. Bu sene artış yaşayarak 16 kategori ve 12 alt kategoride toplamda 145 projenin başvurulduğu Altın Pusula’da, Joygame’in halkla ilişkiler ajansı Aristo İletişim Danışmanlığı da Jüri Özel Ödülü’yle Altın Pusula’yı aldı.
Konuya ilişkin görüş bildiren SHR Group ve Joygame Pazarlama Direktörü Ozan Aydemir: “Joygame ve Karnaval olarak Altın Pusula’nın hem prestijinin hem de öneminin farkındaydık ve Jeton Radyo Projemizle birlikte başvuruda bulunduk. Jeton Radyo Projemiz Türkiye’nin ilk ve tek online oyun radyosu ve bu projeyle Jüri Özel Ödülü’ne layık görülmek bizi çok mutlu etti. Bizle birlikte ödül alan diğer markaları da tebrik ederim ” şeklinde konuştu.
SHR / JOYGAME Hakkında
Şirketin amacı, Türkiye’nin Dijital Eğlence Sektöründeki açığı kapatarak en kaliteli online oyunları Türk oyun severlerin ihtiyaçları ve beklentilerine karşılık gelen bir hizmet anlayışıyla Türkiye piyasasına uyarlayarak sunmaktır. SHR’nin temel misyonu ve vizyonu online oyun yayıncılığı, ortak yayıncılık, dijital içerik dağıtımı, radyo, TV ve sosyal ağ portal hizmetleriyle bir dijital eğlence dünyası yaratmaktır. Joygame, 4 yıl gibi kısa bir sürede 15.000.000'u aşkın üye, 3 milyon aktif oyuncu, 80.000’i aşkın anlık oyuncuya ulaşarak, büyük başarılara imza atmıştır. Joygame, Joygame Arabic, mobil oyun portalı Joymoby, Joygame Store, anime portalı Joyotaku, radyo kanalı Jeton, web tabanlı oyunlar portalı Hengame SHR’nin ana markalarıdır. 7/24 müşteri desteği, A’dan Z’ye oyun yerelleştirme, yerel piyasaya ve bölgesel pazarlamaya verilen değer, sosyal ağın eğlenceli ortamıyla online oyunların keyfini birleştiren yapı, oyuncular için kolay ödeme seçenekleri, MMOFPS, MMORPG, MMO Aksiyon, MMO Dans, Sosyal Oyunlar, Gündelik Oyunlar, Mobil Oyunlar gibi oyun kategorilerinin farklı bölümlerine hitap eden ürün portföyü sunulan temel hizmetlerdir. 2011 yılının ilk yarısından başlayarak, Mısır’da açılan ve işletime geçen ofisi, tüm Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerine Arap dilinde hizmet sunmaya başlamıştır. 400 milyonu aşkın kişiyi içeren Arap piyasasındaki temel hedef, Türkiye’dekiyle aynıdır: lider oyun şirketi olmak. Ayrıntılı bilgi için www.shr.com.tr ve www.joygame.com adreslerini ziyaret edebilirsiniz. 
Bebek Hijyeninde Eczacıbaşı İmzası
Islak mendil sektörünün “mucit” kuruluşu olarak tanınan Ataman Grubu’nu geçtiğimiz yılın sonunda satın alarak hızlı tüketim ürünleri alanındaki büyümesine yeni bir ivme kazandıran Eczacıbaşı Topluluğu, logo ve ambalaj tasarımlarını yenilediği Uni markası ile üç yıl içerisinde bebek bakım ürünleri pazarında liderliği hedefliyor. 
Uni markasını bünyesinde bulunduran Eczacıbaşı Hijyen Ürünleri’nin yeni dönem hedeflerinin paylaşıldığı ve Uni’nin yenilenen yüzünün tanıtıldığı basın toplantısı, 8 Ekim günü Kanyon’da gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Eczacıbaşı Tüketim Ürünleri Grubu Başkanı Hakan Uyanık, Türkiye’de 2012 senesinde 1,2 milyon bebeğin dünyaya geldiğini belirterek, “Selpak, Solo, Okey, Selin gibi markalarımızla kişisel bakım pazarlarında sürdürdüğümüz liderliğimizi, yenilikçi ürünlerimizle bebek bakım ürünleri pazarına da taşımak istiyoruz” dedi.
Uni markasının potansiyelini daha yukarılara çıkarmak istediklerini vurgulayan Uyanık, “Eczacıbaşı Topluluğu’nun tüm faaliyet alanlarındaki sürdürülebilirlik ve yenilikçilik yaklaşımı paralelinde her zaman yenilikçi ürünler sunmak ve Türk toplumunun sağlıklı geleceğine katkıda bulunmak, öncelikli amacımız” diye konuştu.
Eczacıbaşı Hijyen Ürünleri Genel Müdürü Coşkun Bedük de, sektöre “yenidoğan” kategorisini getiren markanın Uni olduğuna dikkat çekerek, “Yenidoğan bebeklere özel ve alerjen barındırmayan Yenidoğan Serisi ve diğer tüm inovatif ürünlerimizle hedefimiz, pazarda bebek ve yetişkinlerin yaşam kalitelerini artıran hijyen ürünleri sunmak” dedi.
Türkiye’de bebek bakım ürünleri pazar hacminin 410 milyon TL olduğunu belirten Bedük, ıslak bebek mendili alanında 150 milyon paket üretim kapasitesine sahip olduklarını ve yatırımlarını sürdüreceklerini ifade etti. Üç yıl içerisinde bebek bakım ürünleri pazarının en çok tercih edilen markası hedefiyle yola çıktıklarını vurgulayan Bedük, markaya yatırım yapılarak 360 derece iletişim aktivitesi gerçekleştirileceğini ve marka bilinirliğinin artırılarak Uni markası ile tüketici arasında güçlü bir bağ kurulacağını vurguladı. 
Yenilenen kurumsal kimlik ve ürün ambalaj tasarımlarının, Uni’nin uzun yıllardır sektörde özellikle altını çizdiği ‘saflık ve doğallığı’ yansıttığının altını çizen Bedük, değişim hikayesini ise şöyle anlattı: “Yeni logo, markanın kimliğiyle son derece uyumlu. Logonun hareketli bir görünüme kavuştuğu yeni tasarımda, çok yönlülüğü, canlılığı ve doğallığı, kullanılan farklı renklerde görmek mümkün. Kullanılan yaprak şekli ise Uni'nin bebek ürünlerindeki doğal uzmanlığını yansıtıyor, saf formülleriyle ailemizi ve bizi güvende tuttuğunu gösteriyor.”
Eczacıbaşı Hijyen Ürünleri’nin tüketiciyle yeni yüzüyle buluşmaya başlayan ürünleri, Uni Baby markası ile; bebek temizlik mendilleri, bebek şampuanı, pişik kremi, bebek kremi, bebek yağı, göğüs pedi ve kulak temizleme çubuğu ürünlerinden oluşuyor. Uni Wipes kategorisinde; bebek temizleme mendilleri ve ıslak cep mendilleri yer alırken, Uni Care kategorisinde de kadın kişisel hijyen, cilt bakımı ve temizliği için üretilen kozmetik ürünler bulunuyor. 
www.eczacibasihijyen.com.tr 
Abdullah Kiğılı Mağazası Zorlu Center’da Açıldı.
Abdullah Kiğılı markası, Türkiye’deki mağaza açılışlarına ara vermiyor. Birbirinden prestijli mağazaları ile özel üretim kıyafetleri tüketicilerine sunan Abdullah Kiğılı, özel konseptli 16’ıncı mağazasını markanın Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Kiğılı’nın da katılımıyla Zorlu Center’da açtı.
"İşini Büyüt, Dünyayı Küçült" diyen Abdullah Kiğılı'nın, kendi adını verdiği exclusive markası Abdullah Kiğılı, büyüme sürecine lüks markaların akın ettiği Zorlu Center’ı da ekledi. Mağaza için tamamen yeni bir dekor tasarlayarak, sade ve şık bir konsept oluşturan marka, Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Kiğılı’nın katılımıyla 6 Ekim Pazar günü yepyeni mağazasının açılışını gerçekleştirdi. 
Birbiri ardına açtığı mağazalarla lüks giyim ürünlerini tüketicileriyle buluşturan marka, 270 metrekare alanıyla müşterilerine rahat alışveriş ortamı hazırlıyor. 
“Lüksü Her Anlamda Yaşamayı Seven Erkeğin Öncelikli Tercihiyiz”
Zorlu Center’da hizmete giren mağazasıyla müşterilerine keyifli ve kaliteli bir alışveriş deneyimi yaşatmak isteyen Kiğılı’nın Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Kiğılı açılışla ilgili olarak şunları söyledi: “Başarıya giden yol; işini sevmek, hoşgörülü olmak ve çok çalışmaktan geçer.” İşte bizim için, Türkiye’nin erkek giyimi dendiğinde akla gelen ilk marka olmayı başarabilmenin ilkeleridir bunlar. Ülkemiz organize perakende sektöründe, erkek hazır giyiminde kendini ispatlamış ve her daim güncel kalmayı başarabilmiş bir markadır Kiğılı. Kiğılı’nın gözbebeği ABDULLAH KİĞILI markası ise, genç olmasına rağmen 75 yıllık tecrübenin getirdiği “masterpiece” bir marka olarak, lüksü her anlamda yaşamayı seven erkeğin öncelikli tercihidir. Zorlu Center’da açtığımız yeni konseptli mağazamız ile müşterilerimize deneyimli kadromuz ile daha rahat, huzurlu ve lüks bir alışveriş imkanı sunmak için çalıştık. Ürün stoğumuzu artırarak, müşterilerimize daha fazla çeşitlilik sunmayı hedefledik.”
Abdullah Kiğılı’dan Özel Dikim Hissi Veren “Limited Edition”
Tamamen doğal elyaftan oluşan sınırlı sayıdaki yeni “Limited Edition” koleksiyonunu Zorlu Center’da görücüye çıkaran Abdullah Kiğılı markası, takım elbiselerde iddiasını sürdürüyor. Ayrıca düz kumaşların haricinde desenli kumaşlarında kullanıldığı Pure Cashmere ceketler, mağazanın özel koleksiyonları arasında yerini alıyor.
2014 kış koleksiyonunda takım elbiselerine bir yenilik getiren Abdullah Kiğılı, bu koleksiyonun çok özel olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti: “Bu sezon takım elbiselerimize bir yenilik getirerek müşterilerimize daha özel kıyafet hissi yaşatmak istiyoruz. Ünlü kumaş firmaları ve ünlü tasarımcılarla çalışarak bu sezon takım elbiselerimize farklılık getirdik. “Limited Edition” adını verdiğimiz koleksiyonumuzda, adetler sınırlı sayıda üretildi. Bu line, iç tasarımından dışına kadar, her detayı farklı, zarif şıklık odaklı bir line.” 
Uni’nin Logo Ve Ambalaj Tasarımları Satış Ekibi İle Buluştu
Hijyen teknolojisi konusundaki uzmanlığıyla bilinen ve gelişmiş teknik altyapısıyla bulunduğu pazarlarda her zaman yenilikçi ve farklı ürünler sunan Uni, yenilenen logo ve ambalaj tasarımlarını 16 Eylül 2013 Pazartesi günü Eczacıbaşı Satış ekibine tanıttı. Sait Halim Paşa Yalısı’nda gerçekleşen relansman toplantısında katılımcılar, birbirinden eğlenceli aktivitelerle de güzel vakit geçirdi.
1994’ten beri, bebek hijyeni, bebek bakımı, kişisel bakım, kozmetik ve medikal hijyen kategorilerinde pazarın güçlü oyuncularından olan ve 2012 Kasım ayında Eczacıbaşı ailesine katılan Uni, yepyeni logo ve ambalajlarını Eczacıbaşı Satış ekibine tanıttı. 16 Eylül’de Sait Halim Paşa Yalısı’nda gerçekleşen organizasyon sunum ve eğlenceli aktivitelerle katılımcıların güzel bir geçirmesini sağladı. Hakan Uyanık ve Coşkun Bedük’ün konuşmalarıyla başlayan ve Mert Kokulu’nun(iç yazışma olduğu için title yazmadık?) konuşmasıyla devam eden sunumda, Uni markasının doğuşundan bugüne kadar geçirdiği evreler, tüm ürünlerin yeni ambalaj tasarımları, yeni logolar, ayrıntılı rakip analizleri ve 2014 hedefleri eğlenceli videolar ve fotoğraflar eşliğinde katılımcılar ile paylaşıldı.
Eve Hoş Geldin Uni Baby Partisi Katılımcılara Eğlenceli Anlar Yaşattı
Eve Hoş geldin Uni Baby konsepti ile oluşturulan relansman toplantısında mekan, rengarenk balonlar, şekerler, dev maskot bebekler ve Uni’nin yeni logosunun 3d tasarımı ile süslendi. Oldukça eğlenceli geçen etkinlikte katılımcılar Uni’nin yeni tasarlanan ambalajlarını ve logolarını parti havasında kutladılar. Sunum sonrasında yemek alanına geçen davetliler eğlenceli müziklerle keyifli dakikalar yaşadılar. 
Yemek yiyip sohbet eden katılımcılar daha sonra etkinlik alanına geçerek pinyata kırdılar, karikatür çizdirdiler, parti malzemeleriyle ve dev maskot bebekler ile fotoğraf çektirip günü ölümsüzleştirdiler. Yeni logonun renklerinde t-shirtler giyip peruklar takan katılımcılar dev Uni logosu oluşturdular. Küçük bir helikopter ile Uni logosunu oluşturan kalabalığın gökyüzünden fotoğrafı çekilirken Uni logosunun bir parçası olmak herkesi mutlu etti.
Rengarenk süslemeler ve hareketli müzikler eşliğinde Sait Halim Paşa Yalısı tüm gün eğlenceli bir organizasyona sahne oldu.

www.eczacibasihijyen.com.tr 
Kiğılı Çin’de İlk Mağazasını Açtı!
Kiğılı’nın Çin Pazarındaki Hedefi Türkiye’ye Oranla 5 Yıl Sonrasında da 10 Kat Büyümek
Dünya markası olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Kiğılı, yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. 2 Ağustos 2013 Cuma günü Çin’in en hareketli şehri Guangzhou’da Kiğılı’nın Çin’deki isim hakkını elinde bulunduran iş ortağı Weibo firması ile ilk mağazasını açan Kiğılı, Çin pazarında Türkiye’ye oranla 5 yıl sonrasında da 10 kat büyümeyi hedefliyor.
Türkiye’nin erkek giyim markası Kiğılı, Çin pazarına giriş yaptı. Çin'in ticari açıdan en hareketli şehirlerinin başında gelen Guangzhou’da, iş ortağı Weibo firması ile mağaza açan Kiğılı, Çin’de mağazalaşarak büyümeyi hedefliyor. Çin ve Kamboçya başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde geniş üretim kapasitesi ve koleksiyona sahip, Çin isim haklarını elinde bulunduran Kiğılı’nın iş ortağı Weibo firması, Kiğılı adına geniş bir lojistik kurarak pazarda Kiğılı kalitesi ile daha da büyüyecek.
“Çin İçin Türkiye’de Ürettiğimiz Koleksiyonun Aksine Özel Bir Koleksiyon Sunacağız”
2 Ağustos 2013 Cuma günü Çin’in Guangzhou şehrinde yeni bir mağaza açan Kiğılı, yurtdışı mağaza sayılarına bir yenisini daha ekledi. Mağaza yatırımı, mağaza ürün tasarımı ve ürün tedariğinin tamamının Guangzhou Weibo firması tarafından karşılandığı açılışta yeni mağaza için basın toplantısı gerçekleştirildi. 
Guangzhou Weibo firmasının Ceo’su Selçuk Alperen ve Kiğılı Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Kiğılı’nın da katıldığı açılışta Abdullah Kiğılı konuya ilişkin şu açıklamalarda bulundu; “Yaklaşık 12 senedir Çin ile ihracat/ithalat yapıyoruz. Çin’e asıl büyük atılımımız ise 2011’in ilk aylarında oldu. Bunun için farklı bir yapılanma modeli izledik. Şu anda toplamda 5000 metrekarelik alanda 4 showroomumuz ile hizmet veriyoruz. Çin’de kaliteli ürüne ve modaya açık bir toplumla karşı karşıyayız. Çin’in erkek giyim piyasasında Türkiye’ye göre farklılıklar söz konusu. Örneğin, Çin’de erkek giyim ürünleri çok daha yüksek fiyatlara satılıyor. Biz de Kiğılı olarak kaliteli ürünlerimizi uygun fiyatlar ile sunarak Çinli tüketicilere ulaşabileceğiz.”
Çin pazarı için özel koleksiyon üreteceklerinin altını çizen Kiğılı, sözlerine şöyle devam ediyor; “Çin’de çoğunlukla casual giyim tercih ediliyor. Biz de koleksiyonumuzu bunun üzerine konumlandırıyoruz. Çin’de şuan imalatımız başladı ve Çin mağazamız için üretim yine Çin’de yapıldı. Koleksiyonumuzdaki beden ölçüleri Çin bedenlerine göre hazırlandı. Bizdeki en küçük beden, onlarda orta bedene denk geliyor. Bedenlerimizi küçültüp slim fit kalıplar çalıştık. Ciddi bir yapılanma içerisindeyiz. Çin pazarındaki hedefimiz Türkiye’ye oranla 5 yıl sonrasında 10 katı büyümek.” 
Shd “Yılın En Başarılı Markaları”nı Belirledi
De’Longhi, Kenwood ve Braun, üstün hizmet kaliteleriyle Satış Sonrası Hizmetler Derneği (SHD) tarafından ödüle layık görüldü.
Ünlü küçük ev aletleri markaları De’Longhi, Kenwood ve Braun üstün hizmet başarıları ve yaptıkları çalışmalarla 7 Mayıs Salı akşamı Sheraton Maslak Otel’de gerçekleştirilen ödül töreninde Satış Sonrası Hizmetler Derneği (SHD) tarafından ‘Yılın En Başarılı Markaları’ seçildi.
Satış sonrası hizmetler kapsamında Türkiye’nin ilk sivil toplum kuruluşu olan Satış Sonrası Hizmetler Derneği (SHD), 2012 yılında yaptığı araştırmalar neticesinde ünlü küçük ev aletleri markaları De’Longhi, Kenwood ve Braun’u ‘Yılın En Başarılı Markaları’ seçerek ödüllendirdi. Satış sonrası hizmet kalitesinden taviz vermeyen De’Longhi, Kenwood ve Braun, A’dan Z’ye tüketici memnuniyetinin önemini çalışmalarıyla bir kez daha aldığı ödülle kanıtladı.
Yıllardır kalite ve standartlarından ödün vermeyen De’Longhi, Kenwood ve Braun, 2006 yılından bu yana hizmet veren satış sonrası hizmetler servisi sayesinde müşteri memnuniyetinde fark yaratmayı başardı. Müşteri memnuniyetini en ön planda tutan ve onlara daima en iyi hizmeti sunmayı ilke edinen De’Longhi, Kenwood ve Braun Türkiye genelinde 17 yetkili servisi ile 2012 yılının ‘En Başarılı Markaları’ ödülüne layık görüldü.
SHD AR-GE Komisyonu tarafından sektörün daha iyileşmesi adına markaların bilinirliğinden hizmet ve ürün kalitesine, satış sonrası destekten yedek parça yatırımına kadar birçok alanda incelendiği yıl sonunda ödüle layık görülen De’Longhi, Kenwood ve Braun markalarını temsilen ‘Yılın En Başarılı Markaları’ ödülünü De’Longhi Satış Sonrası Hizmetler Müdürü Dilek Şahinyılmaz aldı. Ödülü alırken tüm ekip arkadaşlarına teşekkür ederek konuşmasına başlayan Şahinyılmaz; “Bu ödülü almak, hizmet kalitemizin daha da yükselmesine yönelik çalışmaları beraberinde getirecek, bizleri daha da güçlendirecektir. Çalışmalarımızı, markanın mevcut kalitesi ve tüketici memnuniyetinin artması yönünde sürdürürken; SHD gibi önemli bir sivil toplum kuruluşu tarafından böyle bir ödüle layık görülmek, bu anlamda bize yeni sorumluluklar getirecek ve biz de hız kesmeden çalışmalarımıza devam edeceğiz.” şeklinde konuştu. 
Maslak Sheraton Otel’de gerçekleşen ödül töreni açılışında konuşan De’Longhi Bosphorus Türkiye Genel Müdürü Flippo Trau, böyle bir ödül almanın haklı sevincini yaşadıklarının altını çizerek; “Küçük ev aletleri pazarının dünyaca ünlü markaları De’Longhi, Kenwood ve Braun Türkiye olarak SHD tarafından ‘yılın en başarılı markaları’ ödülüne layık görülmenin haklı gururu ve sevincini tüm markalarımız ve ekibimiz adına bu akşam burada siz değerli konuklarımızla paylaşıyoruz. Müşteri memnuniyetinin bilincinde olan tüm ekibimizle bu işin sadece ürünü satmaktan ibaret olmadığını biliyor ve altını çiziyoruz. SHD gibi bir kuruluşun bizi böylesine önemli bir ödüle layık görmesi markalarımız ve tüm çalışanlarımız adına büyük bir gurur kaynağı. Küçük ev aletleri pazarında gerek tasarımlarımız gerek ürün kalitemiz gerekse satış öncesi ve sonrası hizmetlerimizle yıllardır müşterilerimizin evlerine ve gönüllerine girdik. 2006 yılında kurduğumuz satış sonrası hizmetler servisimizle satış sonrasında da müşteri memnuniyetine gösterdiğimiz özen ve önemle tüketicilerimizin güvenini kazandık. Dünyanın 3 önemli küçük ev aletleri markası De’Longhi, Kenwood ve Braun’u Türk tüketicisinin beğenisine sunarak onların ihtiyaç ve istekleri doğrultusunda verdiğimiz hizmetlerle bir numaraya taşıdık. Aldığımız bu ödül, ne kadar doğru adımlar attığımızın bir kanıtıdır.”
 
Dünya Otomasyon Devi “Rockwell Automatıon’dan” Dev Hizmet!
Rockwell Automation İTÜ’de Otomasyon Laboratuvarı Açılışını Kutladı

Dünyanın en büyük endüstriyel otomasyon şirketlerinden Rockwell Automation, Türkiye’de yaptığı yatırımlar ve özel projeler ile adından söz ettirmeye devam ediyor. 19 Şubat Salı günü İstanbul Teknik Üniversitesi’nde endüstriyel otomasyon ve hareket kontrolü laboratuvarı açan Rockwell Automation, kurumsal sosyal sorumluluğunu yerine getirirken, iş hayatına atılmadan önce geleceğin mühendislerine otomasyon sistemlerinin nasıl uygulandığının öğretilmesine de katkıda bulunacak.
Türkiye’de 1993 yılında kurulan, ABD’nin otomasyon konusunda lider şirketi Rockwell Automation, Türkiye’de de hem global hem de yerli markalara hizmet veren fabrika otomasyonlarında lider bir şirket. Dünyada 80’den fazla ülkede faaliyet gösteren, 6.26 milyar dolar global cirosuyla hızla büyümeye devam eden ve 22.000 kişiye istihdam sağlayan Rockwell Automation, aynı zamanda dünyanın en büyük endüstriyel otomasyona ve bilgiye adanmış şirketi unvanına sahip. 
Komple bir tesis otomasyonundan yönetim bilgi sistemlerine kadar geniş bir yelpazeye sahip olan sistem ve çözümleri sunan Rockwell Automation, tüketici ürünleri imalatı ve ağır sanayi alanlarında hemen her tür endüstriye çözüm üretiyor. Otomasyon sektöründe yazılım geliştirmeye de önem veren Rockwell Automation Türkiye, sadece kontrol yazılımlarını değil aynı zamanda yönetim, üretim, planlama, optimizasyon, kalite ve performans yazılımları da üretmekte. 
Rockwell Automation Türkiye olarak en hızlı büyüyen ülke ödülü
Rockwell Automation merkezi yönetimi, Rockwell Automation Türkiye’nin son yıllardaki hızlı büyümesine büyük önem göstermekte ve bu sayede Türkiye’deki yatırımlarını arttırdıklarını belirten Rockwell Automation Türkiye Genel Müdürü Cenk Ceylan konuyla ilgili şu açıklamaları yapıyor; “Gerçekleştirdiğimiz büyüme performansı ile Rockwell Automation Türkiye olarak dünya merkezinin ilgi odağı haline geldik. Geliştirdiğimiz otomasyon sistemleri Türkiye’de farklı sistemler ve farklı markalar ile entegre olarak çalışabilme özelliğine sahip. Bu sayede çalıştığımız müşterilerimize hem maliyet avantajı sağlıyoruz hem de istenilen her ihtiyaca yönelik hizmetler sunabiliyoruz. Türkiye’de ilk olarak global markalara hizmet vererek çalışmalarımıza başladık. 2008 yılından beri ise Türkiye’nin önemli markalarına hizmet vermekteyiz. Tüm bu çalışmalarımız ile merkezimiz ABD tarafından onaylanan bir laboratuvar bağışının İTÜ’ye yapılması konusunda da onay aldık.”
İTÜ’ye Yeni Otomasyon Laboratuvarı
Rockwell Automation, Türkiye’de yaptığı desteklerini de artırıyor. Türkiye’nin büyüme potansiyelini gören ve Türkiye’deki teknik eğitimin kalitesini önemseyen Rockwell Automation, İTÜ’de otomasyon laboratuvarını faaliyete geçirdi. Açılışı gerçekleştirilen proje yatırımıyla birlikte üniversite öğrencileri, uygulamalı olarak otomasyon sistemlerinin işleyiş şekillerini öğrenebilecek. 
Açılış 19 Şubat Salı günü saat 14: 30’da İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca’nın yaptığı karşılama konuşması ile başladı. Ardından Rockwell Automation Orta Doğu Middle East Bölge Direktörü Neil Enright ve Global İş Geliştirme Müdürü Joe Kann’ın yaptığı konuşmalarla devam eden program, açılış töreni ve laboratuvar turu ile devam etti. Laboratuvar turunun hemen ardından saat 15: 45 ‘de başlayan kokteyl, Trio Ekibinin müzik gösterisi ile katılımcılara keyifli anlar yaşattı.
Rockwell Automation Hakkında: Genel merkezi Amerika Birleşik Devletleri’nin Wisconsin eyaletindeki Milwaukee kentinde bulunan ve Türkiye’de 1993 yılından beri faaliyet gösteren ABD’nin otomasyon konusunda lider şirketi Rockwell Automation, Türkiye’de hem global markalara, hem de 2008 yılından beri yerli markalara hizmet vermektedir. Dünyada 80’den fazla ülkede 22.000’den fazla çalışanı ile faaliyet gösteren, 6,2 milyar dolar global cirosuyla da hızla büyümeye devam eden, tüketici ürünleri imalatı ve ağır sanayi alanlarında hemen her tür endüstriye çözüm üreten Rockwelll Automation, sadece kontrol yazılımları değil aynı zamanda yönetim, üretim, planlama, optimizasyon, kalite ve performans yazılımları da üretmekle beraber en büyük endüstriyel otomasyona ve bilgiye adanmış şirketi unvanına da sahip. 
Kiğılı’nın En Büyük Mağazası Cevahir Avm’de Açıldı
1938 yılından bu yana Türkiye’de erkek giyim modasını belirleyen Kiğılı, mağazalarına bir yenisini daha ekledi. Kiğılı ve Abdullah Kiğılı markalarını ilk kez tek çatı altında aynı mağazada birleştiren Kiğılı, özel konseptli 210. mağazasını markanın Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Kiğılı’nın da katılımıyla Cevahir AVM’de açtı. 
Türkiye’nin erkek giyim markası Kiğılı, 2013’e ait ilk mağazası İstanbul Cevahir AVM’de açtı. 343 mağazasıyla bünyesinde birçok mağazaya ev sahipliği yaparak Avrupa’nın en büyük alışveriş merkezi olan Cevahir AVM, sadece alışverişin değil eğlencenin ve sosyal yaşamın en önemli merkezlerinden biri. 
Kiğılı ve Abdullah Kiğılı Markası İlk Kez Tek Mağazada Buluştu
Kiğılı, büyüme sürecine dünyanın ikinci büyük alışveriş merkezi Cevahir AVM’yi de ekleyerek mağaza sayısına bir yenisini daha ekledi. Abdullah Kiğılı ve Kiğılı markalarını tek bir mağazada birleştirerek yepyeni bir konsept oluşturan Kiğılı, Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Kiğılı’nın katılımıyla yepyeni mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Açılışa özel kampanya ve sürprizleriyle müşterilerini mutlu eden Kiğılı, ürün çeşitliliği kadar hizmet anlayışıyla da alışveriş tutkunlarını memnun etmeyi başardı.
“Metrekare Bazında En Büyük Mağazamızı Açtık” 
Cevahir AVM’de hizmete giren mağazasıyla müşterilerine keyifli ve kaliteli bir alışveriş deneyimi yaşatmak isteyen Kiğılı’nın Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Kiğılı açılışla ilgili olarak şunları söyledi: “Türkiye’de Kiğılı olarak gösterdiğimiz emeğin sonuçlarını tüketicilerimizden olumlu geri bildirimler olarak alıyoruz. Öncelikle Avrupa’nın en büyük ve en prestijli alışveriş merkezinde 210. özel mağazamızla yer almak mutluluk verici. Cevahir AVM’de açtığımız bu yeni mağazamız ile müşterilerimize daha rahat, huzurlu ve lüks bir alışveriş imkanı sunmak için çalıştık. İki markamızı tek mağazada birleştirerek 600 metrekarelik en büyük mağazamızı açtık. Bu yıl da markamıza yaptığımız büyük yatırımlar ve yurt içinde açılan AVM’ler ile birlikte büyümemiz devam ediyor olacak.” 
Geberit, Yepyeni Ve Farklı Ürünü Monolith Ailesini Tanıttı
Banyoların vazgeçilmez ismi İsviçreli sıhhi tesisat markası Geberit, en son geliştirdiği inovatif ürünü Monolith rezervuar ve lavobo modülünü 6 Şubat Çarşamba günü Renaissance Istanbul Bosphorus Hotel’de görücüye çıkardı. Şık bir tasarım için karmaşık ve pahalı montajlara ihtiyaç olmadığını vurgulayan Monolith modülleri, banyolarınıza şık bir hava katıyor.
Bugüne kadar duvarın arkasındaki ürünlerle büyüyen Geberit markası en yeni ürünü Monolith rezervuar ve lavabo modülüyle şıklığını ve kalitesini duvarın önüne yansıtıyor. Geçtiğimiz gün lansmanı yapılan Monolith ailesini Geberit Türkiye Müdürü Cengiz Kazazoğlu, şu şekilde anlatıyor: “Rezervuarı cam kapağın arkasına entegre edilmiş bu estetik tasarım, kapsamlı bir tadilata gerek kalmadan kompakt bir ürün olarak yerden tasarruf sağlayarak banyolardaki yerini alıyor. Geberit’in yeni ürünü Monolith’in montajı yapılırken binada yapısal bir değişime gerek duyulmuyor. Bu, hem yeni inşaatlarda hem de renovasyonlarda kullanıcısına büyük bir avantaj sağlıyor.”
Geberit Monolith Lavabo Modülünde Fonksiyonellik ve Tasarım bir arada
Geberit Monolith lavabo modülü, fonksiyonellik ile güçlü bir tasarım dilini birleştiriyor. Geberit lavabo modülü; yüksek kaliteli, az bakım gerektiren cam ve alüminyum malzemeden üretiliyor. Geberit sıhhi tesisat teknolojisine ve mevcut bağlantılara kolaylıkla adapte ediliyor. Banyoda ihtiyaç duyacağınız eşyalar için modülün üzerine ekstra çekmeceler dahil edilebiliyor. Depolama alanı olarak kullanabileceğiniz çekmeceler, banyonuzun dekorasyonuna uyumlu şık alternatifler yaratıyor. Ayrıca isteğe bağlı olarak havlu askısı da eklenebiliyor.
Seçkin Renk Alternatifli
Geberit Monolith modülleri banyonuzu tasarlarken hayal bile edemeyeceğiniz imkânlar sunuyor. Banyolarda yenilik arayanlar için IF tasarım ödüllü Monolith, sunduğu beyaz, açık yeşil ve toprak rengi alternatifleriyle göz doldurarak stil sahiplerine hitap ediyor. Minimalist çizgisi ile modern banyolar yaratan Geberit, her tarza uygun akıllı çözümleriyle yaşam kalitenizi yükseltiyor. 
www.geberit.com.tr 
Geberit Monolith Lavabo Modülleri için tavsiye edilen satış fiyatı ; 3.800TL-5.100 TL 
Geberit Monolith WC modülleri 1700 TL - 2250 TL 
Şehirlerimiz Uzay Gemisi Haline Geliyor
Sıhhi tesisat sektörünün lideri Geberit’in düzenlediği ve Yapı Endüstri Merkezi’nin (YEM) organize ettiği “Kentlerin Geleceği: Radikal Değişimler” konulu etkinlik mimar ve tasarımcıların yoğun katılımıyla gerçekleşti. Studio Zeitgeist’in kurucu direktörü Farid Tabarki’nin konuk olarak katıldığı etkinliğin sonunda Ayhan Sicimoğlu & Latin All Stars ekibi geceye renk kattı.
Geberit Türkiye’nin sponsorluğunda Yapı Endüstri Merkezi’nde (YEM) düzenlenen etkinlikte, Geberit’in yeni ürün grubu Monolith tanıtılarak, kentlerin geleceği hakkında konuşuldu. Geberit Türkiye Genel Müdürü Cengiz Kazazoğlu “Geberit Türkiye olarak AR-GE’ye çok önem veriyoruz. Bizim için tasarım yaparken teknoloji ve fonksiyonellik ön plandadır. Yeni ürünümüz Monolith, yapılan araştırmalar sonucu tüketicinin ihtiyaçları doğrultusunda şekillendi” şeklinde konuştu.
Teknolojinin Gelişimiyle Merkezi Sistemden Uzaklaşıp Bağımsızlaşıyoruz
Yerel ve uluslararası ölçeklerde Zeitgeist üzerine projeler geliştiren Studio Zeitgesit’in kurucu direktörü Farid Tabarki, yaptığı sunumda kentlerin geçirdiği değişimi anlattı. Şehirlerin insan hayatlarında en önemli yerler haline geldiğini ifade eden Tabarki, “Merkezi sistemden uzaklaşır hale geldik, bugün bizim bağımsızlık günümüzdür. Pek çok şeyi eskiye bağlı kalmadan başarabilir olduk. Lady Gaga, Oprah Winfrey’in 30 yılda başarabildiğini bir çırpıda, teknolojinin gelişimi ve sosyal medya ile başardı” dedi. Şehirlerin teknolojik gelişmeler ile birlikte daha verimli bir şekilde kullanıldığını belirten Tabarki, eskiden klasik anlamda üretim yapan fabrikaların yeni üretim biçimlerine dönüştüğünü vurguladı. Tabarki, “Evlerimize girmeye başlayan 3D yazıcılar satın aldığımız ürünleri üretmemizi sağlayacak. Teknolojinin gelişimiyle bağımsızlığını kazanan insanlar her gün daha fazla güçlenecek ve markalardan kendileri için daha çok seçenek sunmalarını bekleyecek. Geberit, yaptığı AR-GE çalışmaları ve pazar araştırmalarıyla teknolojinin gücünü bilen ve buna göre farklı ürünler üreten bir marka “ dedi. 
Tabarki: Şehirlerimiz Şeffaflaşıyor
Farid Tabarki, enerjinin merkezden uzaklaştığının altını çizerek, evlerin enerji üreten alanlar haline geldiğini kaydetti. Tabarki, “Şehir artık uzay gemisi haline geliyor. Kendi enerjisini, kendi yemeğini oluşturan özerk yerler haline geliyor. Merkezden uzaklaşarak şehirler, artık birer birim haline gelecek. Ayrıca şehirlerimiz teknolojiyle şeffaf hale gelecekler. Örneğin, Google Street Viewer ile New York’a gitmeden, New York’u görebilirsiniz. Şehirler teknoloji ile daha etken hale geliyor. Şehirler açık kitap haline geliyor” şeklinde konuştu.
Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği Kentlerin Geleceği: Radikal Değişimler etkinliği, Ayhan Sicimoğlu & Latin All Stars’ın sahne aldığı müzik şöleni ile son buldu. 
Babyneo, “En Doğal” Bebek Ürünleriyle Anne Bebek Fuarı’ndaydı
17-20 Ocak günleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde (CNR Expo) düzenlenen Anne Bebek Çocuk Fuarı, aileleri ve anne baba adaylarını markaların yeni ürünleriyle buluşturdu. Anne Bebek Çocuk Fuarı’nda yerini alan BabyNEO da, tamamen doğal ve sağlıklı bebek ürünleri ile bebek ve çevre sağlığı düşünülerek tasarlanan yıkanabilir bebek bezlerini anne ve babaların beğenisine sundu.
Anne-bebek ve çocuk sektörünün önde gelen firmalarının katılımıyla 23 yıldan bu yana gerçekleştirilen Anne Bebek Çocuk Ürünleri Fuarı, anne baba ve çocukların yarışmalar ve şovlarla birlikte eğlenceli vakit geçirmelerini sağladı. Tekstilden mobilyaya, araç gereçten kozmetiğe, oyuncaktan gıdaya kadar anne bebek ve çocukla ilgili her şey bu fuarda katılımcılarla buluşturuldu. Sağlıklı bebekler ve temiz çevre hedefiyle sürekli olarak yeni ürünler geliştiren BabyNEO, 17-20 Ocak tarihlerinde CNR Expo’da düzenlenen 24. Anne Bebek ve Çocuk Ürünleri Fuarı’nda yerini aldı. 
BabyNEO, En Doğal Ürünleriyle Ebeveynlerin İlgisini Çekti! Bebeğinin sağlıklı bir şekilde büyümesini isteyen ailelerin tercihi BabyNEO, fuarda birbirinden sağlıklı ve doğal ürünleriyle yerini aldı. Yüzde yüz Türk markası olan BabyNEO, hazır bezlere oranla daha ekonomik ve sağlıklı olan yıkanabilir bebek bezleriyle fuarda ebeveynlerin ilgisini çekti.
Bu yıl 24.sü gerçekleşen Uluslararası Anne-Bebek ve Çocuk Ürünleri Fuarı’nda BabyNEO, bebeklere özel en yeni ürünlerini katılımcılarla buluşturdu. Yıkanabilir bebek bezleriyle Türkiye’de bir ilke imza atan BabyNEO, yıkanabilir bebek bezlerine eklediği kot desenli modeliyle de fuarda tüm dikkatleri üzerine çekti.
BabyNEO, yüzde yüz organik pamuk battaniyeleri, organik emzirme minderi, alıştırma külotları, mama ve salya önlükleri, alt açma pedi, omuz bezi, değişik tipte havlular, plajda ve havuzda kullanılabilen yıkanabilir bebek bezi mayoları ve 2013 renkleriyle yıkanabilir bebek bezlerini de fuarda katılımcıların beğenisine sundu. 
Kayıt Yapılması En Zor Anlarda “Next Aksiyon Kameraları”
Aksiyon tutkunları ve adrenalini sevenlerin bu anlarını ölümsüzleştirmeleri için Next&Nextstar yepyeni “Next Aksiyon Kameraları”nı sunuyor. Hareketli alanlarda çekim yapmayı kolaylaştıran hatta su altında bile rahatlıkla kullanabileceğiniz “Next Aksiyon Kameraları”, saniyede 120 kareye kadar görüntü yakalayabiliyor, bu keyifli anları ölümsüzleştirmek ise size kalıyor!
Yüksek çekim özelliği sayesinde en hareketli anlarınızı dahi fotoğraflama tekniğine sahip yepyeni “Next Aksiyon Kameraları” Next&Nextstar ayrıcalığı ile satışa sunuluyor. Sahip olduğu üstün teknolojik özellikleri; geniş açı ve yüksek çekim kalitesiyle aksiyon severlerin adrenalin dolu anlarını istenilen şekilde kayıt altına alıyor. Ayrıca çekim sonrası görüntüler, internet ortamından sağlanabilen bir çok ücretsiz yazılım sayesinde herhangi bir bilgisayara aktarılarak, eşsiz efektlerle keyifli video ve fotoğraflar haline getirilebiliyor.
Hayat dolu ve kendini genç hissedenlerin yaşadıkları her anı kayıt altına alabileceği “Next Aksiyon Kameraları” video ve fotoğraf çekme özelliği ile yaşanılan anlara şahitlik yapıyor. Macera tutkunları, otomobil yarışı, doğa sporları ile ilgilenenlerin ve hangi yaşta olursa olsun kendini genç hissedenlerin tercih ettiği “Next Aksiyon Kameraları” yüksek kalite çekim özelliğiyle kusursuz görüntüleme sağlıyor.
Yüksek Çekim Kalitesi İle Saniyede 120 Kareye Kadar Görüntüleme Özelliği!
Normal film kameraları saniyede 24 kare görüntü yakalarken, “Next Aksiyon Kameraları” saniyede 120 kareye kadar görüntü kayıt etmekte. Bu özelliği sayesinde çekim sonlandığında efektleme özelliği devreye sokularak, videonun en yavaşlatılmış hali ile kayıt edilmesi ve anlık görüntü kalitesiyle piksellerine ayrılmadan görüntülenmesi sağlanabiliyor. Siz de bu özellik sayesinde, en az Matrix filmindeki kadar efektli görüntüler elde edebilir, kendi kısa aksiyon filminizi çekebilirsiniz. 
Su Altında Çekim Yapabiliyor!
Özel kılıfı ile su altında da çekim yapabilme özelliğine sahip “Next Aksiyon Kameraları” mutlu anları ve mükemmel su altı güzelliklerini kaydetmenize olanak sağlıyor. “Next Aksiyon Kameraları” ile ister çocuklarınızın ve kendinizin su altı maceralarını görüntüleyin, isterseniz eşsiz doğa güzelliklerini arşivinize ekleyin. www.nextremely.com adresinden satın alabileceğiniz “Next Aksiyon Kameraları” aksiyon severlerin beğenise sunuluyor.
“SD21 model Aksiyon Kamerası” tavsiye edilen satış fiyatı 849 TL’dir. SD19 model Aksiyon Kamerası” tavsiye edilen satış fiyatı 699 TL’dir. 
Pilatus Pc-12 Ng Türkiye Semalarında...
Havacılık Camiası AMAC Aesrospace’in açılışında bir araya geldi.

Dünyanın 2. Büyük VIP uçak bakım ve modifikasyon firması AMAC Aerospace Türkiye’deki kuruluşunu kutladığı lansmanda havacılık camiasını bir araya getirdi. Atatürk Havalimanı Özel Hangarlar Bölümü’nde bulunan AMAC hangarında gerçekleşen açılışta aynı zamanda AMAC’ın Türkiye ve Ortadaoğu satış ve bakım haklarını elinde bulundurduğu Pilatus PC-12 NG özel jetlerinin de tanıtımı yapıldı.
Merkezi İsviçre’nin Basel şehri olan Amac Aerospace, Türkiye hangarının açılışını havacılık camiasından birçok isimle beraber kutladı. Açılış öncesi Pilatus PC-12 NG uçaklarının yanıtımı yapıldı. Pilatus PC-12 NG marka özel kullanım uçağının Türkiye, Ortadoğu ve Kuzey Afrika satış ve bakım haklarını da elinde bulunduran AMAC Aerospace, bu uçakların da bölgedeki bakım ve modifikasyon dahil tüm çalışmalarını Türkiye üzerinden götürecek.
Açılışa Amac Aerospace Grup Ceo’su Kadri Muhiddin ile birlikte Sivil Havacılık Genel Müdür Yardımcısı Haydar Yalçın, Atatürk Havalimanı Başmüdürü Celal Özoğur, Devlet Hava Meydanları Genel Müdürü Orhan Birdal, Pilatus yetkilisi Ignaz Greetener gibi havacılık camiasının önemli isimleri katıldı.
Amac Aerospace Group Ceo’su Kadri Muhiddin, Türkiye’nin kendileri için gelişen önemli bir Pazar olduğunu söylediği sözlerine şöyle devam etti. “Türkiye’yi Ortadoğu ve Kuzey Afrika çalışmalarımız için merkez nokta seçtik. Türkiye gelişen ekonomisiyle bize güven veriyor. Burada hem business jet sahiplerine aradıkları kaliteli bakım hizmetini sunacağız, hem de Pilatus PC-12 NG özel jetlerinin satışını gerçekleştireceğiz. Pilatus 12 NG jetleri iş adamları için vazgeçilmez bir kalite ve konfor sunuyor”
Devlet Hava Meydanları Genel Müdürü Orhan Birdal, konuşmasında şunları söyledi. “Atatürk Havalimanı’na günde 1000 uçak iniş kalkış yapıyor. Şu anda da bu uçakların gürültüsünü duyuyoruz. Bu gürültü bizi memnun ediyor. Böyle önemli bir havalimanında Amac Aerospace’in yer alması ve yapacağı faaliyetler de büyük önem taşıyor. Türk Sivil havacılığına hayırlı olmasını temenni ediyorum.”
Orhan Birdal’dan sonra konuşma yapan Sivil Havacılık Genel Müdür Yardımcısı Haydar Yalçın da şunları söyledi. “Türk Sivil Havacılığı olarak Amac’ın burada vereceği hizmetlerden çok memnunuz. Türkiye’deki bu kuruluşu kutluyor ve tebrik ediyorum. Dileğimiz ülkemiz için hayırlı olması.”
Zenith’ın Ceo’su 16 Yıl Sonra İlk Defa Türkiye’de
Konyalı Saat’in distribütörlüğündeki dünyanın en prestijli saat üreticilerinden Zenith’in CEO’su 16 yıl sonra ilk defa Türkiye’ye geldi. Zenith markasını ve Felix sponsorluğunun marka için geri dönüşlerini anlatan Zenith’in CEO’su Jean Frédéric Dufour, Türkiye’nin lüks saat tüketiminde önemli bir pozisyonda olduğunun altını çizdi.

‘Yüksek Saatçilik’ alanında üretim yapan çok az üreticiden biri olan Zenith’in CEO‘su J.F. Dufour, Türkiye’de pazarın büyümesi ve Konyalı Saat’in satışlarını bir önceki yıla göre arttırmasıyla 16 yıl sonra ilk defa Türkiye’ye geldi. İstanbul’da 2 gün kalan J.F. Dufour, sektörün doğuya hareket ettiğini, Türkiye’nin de bu pazarda büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirtti.

39 bin metre yükseklikten atlayarak dünya rekoru kıran Avusturyalı sporcu Felix Baumgartner’a sponsor olan Zenith’in CEO’su J.F. Dufour: “Bu sponsorluk marka bilinirliği adına mükemmel bir proje oldu. Yüzde 200’lük geri dönüş aldık. Marka farklı olma isteğinin doğru olduğunu bir kez daha kanıtladı. Youtube’dan atlayışı 8 milyon kişi izledi. Youtube için yeni bir rakam ve ben Felix atlarken hem çok duygulandım, hem de markam adına gurur duydum”.

Türkiye Satışları 2’ye Katladı
Türkiye’ye saat ihracatının yüzde 15 arttığı bu dönemde Zenith, yüzde 30’luk bir büyüme yakaladı. Zenith’in CEO’su J.F. Dufour: “Türkiye tarihi ve coğrafi güzelliklerinin yanı sıra, 77 milyon insanın yaşıdığı bir ülke ve coğrafi açıdan konumuyla ön plana çıkıyor”. dedi ve sözlerine şöyle devam etti: “Zenith için Türkiye, lüks saat pazarda önemli bir yere sahip”. 

Türkiye ziyaretinde Zenith’in CEO’su J.F. Dufour’a eşlik eden Konyalı Saat Genel Müdürü İrfan Nalçacı: “Zenith’in satışları son iki yılda üst üste yüzde 30’un üzerinde bir artış yakaladı. Zenith Türkiye pazarında daha da büyümeyi hedefliyor. Türkiye, nüfusu genç, dinamik ve hayal kurabilen bir nüfus. Genç, işini bilen ve öğrenmeye aç bir ekibe sahip olan Zenith, Türkiye’yle bu yönden örtüştüyor”.

Zenith’i Zenith Yapan Tarihi
Klasik ama sıradışı, gelenekçi ama fütüristik ve teknolojik özelliklere sahip Zenith’in hikayesi 1865’te Georges Favre Jacot’ın kusursuz ve şaşmaz mekanik saatler yapmayı hayal etmesiyle başlıyor. 1999 yılında Louis Vuitton Moet Hennessy’nin bünyesine katılıyor. Bugün ise dünya rekorlarına imza atan Zenith saatleri, güçlü tarihiyle dünya kapılarını ardına kadar aralıyor. Lüksün sınırlarını zorlayan tasarım ve koleksiyonları ile kusursuz ve lider olmak isteyenlerin tutkusu haline gelen Zenith, dünyada kendi mekanizmasını kendi üreten altı saat üreticisinden bir tanesi. Zenith’i Zenith yapan tarihinin yanında bu denli vazgeçilmez kılan şey ise, saatin her parçasının elde yapılıyor olması. Dünyadaki en doğru saatin nasıl üretiliceğini Zenith çok iyi biliyor çünkü mükemmel bir teknik bilgi yönetimi, kusursuz bir tarih ve felsefeye sahip. Zenith saatleri türkiye’de 9 bin CHF (İsviçre Frangı) ile 300 bin CHF fiyat aralığında satışa sunuluyor. 
© Copyright 2009 - 2017 Aristo İletişim